Dua, dünya genelinde inanan bireyler tarafından uygulanan en yaygın dini ritüellerden biri olmanın yanı sıra, sosyal ve psikolojik boyutlarıyla da önemli bir olgudur. Bireylerin içinde bulundukları durum ve ihtiyaçlarına bağlı olarak değişkenlik gösteren dua, zengin bir içerik yapısına sahiptir. Semavi dinler (İslam, Hristiyanlık, Yahudilik) başta olmak üzere, Budizm, Hinduizm, Sihizm gibi birçok farklı inanç sisteminde de dua pratiğine rastlanmaktadır. Farklı kültürlerde ve inanç sistemlerinde dua, bireylerin doğaüstü varlıklarla (Allah, Tanrı, melekler, azizler, ruhlar vb.) bağlantı kurma aracı olarak görülmekte ve evrensel bir ibadet biçimi olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışma, duanın bireylerin Yaratıcı ile kurduğu manevi bağı, sosyal ilişkilerine, zihinsel ve ruhsal sağlığına olan etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, betimsel analiz yöntemi ve bilimsel kaynaklardan faydalanılarak, duanın bireysel ve toplumsal düzeydeki işlevleri değerlendirilecektir. Dua, farklı disiplinlerde incelenmiş bir konu olmasına rağmen, bu çalışmada dini, psikolojik ve sosyolojik perspektifler bir araya getirilerek daha bütüncül bir çerçeve sunulacaktır. Bu çalışma, duanın bireylerin psikolojik, sosyal ve fizyolojik sağlığını destekleyen çok yönlü bir eylem olduğunu ortaya koymaktadır. Dua, bireyin yalnızca manevi bir bağ kurmasını sağlamakla kalmamakta, aynı zamanda sosyal ilişkilerini güçlendiren ve psikolojik dayanıklılığını artıran bir mekanizma olarak da işlev görmektedir. Özellikle modern dünyada artan stres ve bireyselleşme karşısında, duanın bir başa çıkma stratejisi olarak nasıl işlediğinin araştırılması, bu alandaki literatüre katkı sağlayacaktır.
Prayer is one of the most fundamental religious practices observed across cultures and belief systems. Beyond its spiritual significance, prayer also holds profound psychological and social dimensions. It varies based on individual circumstances and needs, encompassing diverse forms across religious traditions, including the Abrahamic faiths (Islam, Christianity, Judaism) as well as Buddhism, Hinduism, and Sikhism. Universally, prayer is regarded as a means of communication with supernatural beings (God, angels, saints, spirits, etc.) and serves as a deeply ingrained form of worship. This study explores the spiritual connection that prayer fosters between individuals and the divine, alongside its influence on social relationships and mental and emotional well-being. Employing a descriptive analysis method and drawing upon scientific sources, the research evaluates the multifaceted functions of prayer at both individual and societal levels. While numerous disciplines have examined prayer, this study integrates religious, psychological, and sociological perspectives to offer a comprehensive framework. Findings highlight that prayer not only nurtures spiritual connection but also contributes to psychological resilience, social cohesion, and overall well-being. In an era marked by rising stress and increasing individualization, understanding prayer as a coping strategy provides valuable insights into its role in fostering emotional stability and social support. By addressing these aspects, this study contributes to the broader discourse on the significance of prayer in human life.
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | İslam Araştırmaları (Diğer) |
Bölüm | Makaleler |
Yazarlar | |
Erken Görünüm Tarihi | 14 Mart 2025 |
Yayımlanma Tarihi | 30 Mart 2025 |
Gönderilme Tarihi | 14 Ocak 2025 |
Kabul Tarihi | 13 Mart 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 1 |
Our journal licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License