Bu çalışmada, Osmanlı’nın son döneminde Irak’ın kuzeyinde yetişen Ebû Bekir el-Berzencî’nin (ö. 1287/1870) kaleme aldığı Mütecellâ’t-tefâsîr adlı eseri, müfessirin ilmî birikimi ve tefsir yöntemi açısından değerlendirilecektir. Söz konusu eser, dönemin ilmî birikimini ve tefsir anlayışını yansıtması bakımından önem arz etmektedir. Yazma nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Hacı Mahmud Efendi Koleksiyonunda 82 demirbaş numarasıyla kayıtlı olup 485 varaktan oluşan tefsirin, henüz matbu bir nüshası bulunmamaktadır. Tefsir üzerine yapılmış herhangi bir çalışma bulunmamakla birlikte müellifle ilgili iki sayfalık bir ansiklopedi maddesi kaleme alınmıştır. Mütecellâ’t-tefâsîr, müellifin klasik kaynaklara olan vukûfiyetini ortaya koyarken, aynı zamanda âyetlere getirdiği yorumlarla da dikkat çekmekte ve bu yönüyle gün yüzüne çıkarılmayı ve alanla ilgili çalışanların hizmetine sunulmayı hak etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşamış bir âlimin kaleminden çıkmış bir tefsiri gün yüzüne çıkarmak; özelde ise ilgili tefsirin rivayet ve dirâyet yönü başta olmak üzere tefsir özelliklerini ve müfessirin usûl ve üslûbunu tespit etmek suretiyle tefsir ilmi akademik çalışmalarına katkı sağlamaktır. İlgili tefsiri konu alan bu çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş, verilerin elde edilmesinde nitel araştırmanın alt türlerinden biri olan doküman incelemesi kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgularda, Berzencî’nin Mütecellâ’t-tefâsîr adlı eserinde klasik tefsir yöntemlerine bağlı kalmakla birlikte, aklî değerlendirmelerle bu yorumları zenginleştirdiği, ulûmü’l-Kur’ân konularına açıklık getirdiği ve ulaştığı bilgileri yaşadığı dönemin şartlarına uygun bir şekilde sunmaya çalıştığı sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre müfessirin çalışmasının pek çok yerinde, rivayet ve dirâyet yöntemlerine yer verdiği, tefsirinin yöntemine işaret eden ve müfessirin usûlünü ortaya çıkaracak olan yorumları tespit edilmiş, ulaşılan bilgiler farklı başlıklar altında tasnif edilmek suretiyle tahlil edilmiştir. Rivayet ve dirâyet yöntemlerinin birlikte uygulandığı görülen tefsirde, naklî bilgilere dayanmakla birlikte, müfessirin yer yer kendi ilmî değerlendirmelerine yer verdiği, Kur’ân’ın Kur’ân’la, hadislerle, sahâbe sözüyle ve tabiîn rivayetleriyle tefsir edilmesi gibi yöntemleri sıklıkla kullandığı; dirayet yöntemi bağlamında da fıkıh ve itikad konulu âyetlerde müfessirin ilmî birikimini kendi yorumlarıyla göstermek suretiyle açıklamalarda bulunduğu tespit edilmiştir. Müfessirin bazı sûreler hakkında bilgi vermesi bağlamında sûrelerin faziletine dair rivayetlere, sûrelerin âyet sayısını haber veren rivayetlere ve âyetlerin Mekkî-Medenî oluşuna değinen rivayetlere yer verdiği fakat bu rivayetleri sadece gündeme getirmekle kalmayıp bunlarla ilgili kendi yorumunu ve değerlendirmesini de katmak suretiyle ele aldığı görülmüştür. Ayrıca, esbâbü’n-nüzûl, hurûf-ı mukatta, muhkem-müteşâbih ve nâsih-mensuh gibi Kur’ân ilimlerinin önemli konularına da değindiği görülen müfessirin bu hususlarla ilgili metinler arası bütünlüğü esas alan bir yaklaşım sergilediği gözlemlenmiştir. Netice itibariyle Mütecellâ’t-tefâsîr, Berzencî’nin tefsir yaklaşımını ortaya koyan, rivayet ve dirâyeti, itikadî ve fıkhî yorumları, metinsel ve tarihsel incelemeleri bir arada sunan bir çalışma olarak dikkat çekmektedir. Bu yönüyle Berzencî’nin tefsiri hem kendi döneminin hem de günümüz Kur’ân çalışmalarının önemli kaynaklarından biri olarak değerlendirmek mümkün gözükmektedir.
Tefsir Rivayet Dirâyet Mütecellâ’t-Tefâsîr Ebû Bekir el-Berzencî
This study examines Mutajallāt al-Tafāsīr, a work authored by Abū Bakr al-Barzanjī (d. 1287/1870), a scholar from northern Iraq during the late Ottoman period. The present article focuses on the author’s scholarly background and his exegetical methodology. The work holds particular significance as it reflects the intellectual milieu and interpretive tendencies of its era. In this regard, Mutajallāt al-Tafāsīr, authored by Abū Bakr al-Barzanjī (d. 1287/1870), a scholar from northern Iraq during the late Ottoman period, stands out as an important work that deserves to be examined within the framework of its exegete’s methodology of tafsīr. The manuscript is preserved in the Süleymaniye Library, Hacı Mahmud Efendi Collection, under inventory number 82, consisting of 485 folios, and no printed edition of the work is currently available. Although no scholarly research has yet been conducted on the tafsīr itself, a two-page encyclopedic entry on the author has been written. While Mutajallāt al-Tafāsīr demonstrates the author’s profound mastery of classical sources, it also stands out for the unique interpretations brought to the verses; in this regard, it deserves to be brought to light and placed at the service of researchers in the field. The purpose of this study is to introduce a tafsīr authored by a scholar who lived during the late Ottoman era and, more specifically, to identify its principal features—particularly with regard to its use of traditional (riwāyah) and rational (dirāyah) sources—and thereby contribute to academic studies in Qur’anic exegesis. This research adopts a qualitative method, employing document analysis as a sub-type of qualitative data collection. The findings of this study indicate that in Mutajallâʾt al-tafāsīr, while al-Barzanjī generally adhered to the classical methods of tafsīr, he simultaneously enriched his commentary with rational evaluations, elucidated topics within the sciences of the Qur’an (ʿulūm al-Qurʾān), and sought to present his insights in a manner suitable to the conditions of his own time. Accordingly, it has been identified that the exegete frequently combined riwāyah and dirāyah methods, incorporating his scholarly judgments alongside narrations. His tafsīr demonstrates methods such as interpreting the Qur’an by the Qur’an itself, by hadiths, by the statements of the Companions, and by reports from the Followers (tābiʿūn). Within the framework of dirāyah, he also engaged in commentary on verses related to jurisprudence and theology, reflecting his own scholarly expertise. Furthermore, in his discussions of particular sūrahs, al-Barzanjī included narrations concerning their virtues, reports on the number of verses they contain, and whether they were revealed in Mecca or Medina. However, rather than merely presenting these reports, he often supplemented them with his own interpretation and evaluation. He also addressed key issues in the sciences of the Qur’an, such as asbāb al-nuzūl (occasions of revelation), ḥurūf al-muqaṭṭaʿāt (disjointed letters), muḥkam and mutashābih (clear and ambiguous verses), and nāsikh–mansūkh (abrogating and abrogated verses), approaching these topics with an emphasis on textual coherence. In conclusion, Mutajallâʾt al-tafāsīr emerges as a unique work that reveals al-Barzanjī’s exegetical approach, bringing together riwāyah and dirāyah, theological and jurisprudential discussions, as well as textual and historical analyses. In this respect, the tafsīr can be considered not only a significant contribution to the exegetical tradition of its own time but also a valuable source for contemporary Qur’anic studies.
Tafsīr Riwāyah Dirāyah Mutajallā’t al-tafāsīr Abū Bakr al-Barzanjī.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Tefsir |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 2 |
UMDE Dini Tetkikler Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.