Ter (2020) filmi, fitness eğitimi veren influencer (çevrim içi içerik üreticisi) Sylwia’nın benlik üretimini ve mobil teknolojilerin sunduğu olanaklarla beğeni, tıklama ve etkileşim üçgeninde organize edilen görünürlük ekonomisini nasıl işlettiğini odağa almaktadır. Bununla beraber film, çevrim içi deneyimle mekânın melezleşmesi yoluyla kamusal ile özel alan arasındaki sınırların nasıl aşındığını, bireyin yaşamının, görünürlük ekonomisinde şeffaflaşarak birey üzerinde nasıl şiddete dönüştüğünü gözler önüne sermektedir. Bu bağlamda film, görünürlük, etkileşim ve sürekli paylaşım pratiklerini merceğe alan hikâyesiyle güncel toplumsal duruma ilişkin sosyolojik bir analiz yürütmek için kullanışlı bir çerçeve sunmaktadır. Ter, 19. yüzyılda panoptikon ile gündeme gelen ve zor yoluyla inşa edilen klasik gözetim mekanizmasının günümüzde bireyler tarafından nasıl gönüllü bir katılımla içselleştirildiğini, sosyal ağlarda bireyin yalnızlık, korku ve kaygı gibi çevrim dışı yaşamdaki sahici duygularının nasıl görünmez kılınarak bir pozitiflik rejimine entegre edildiğini ve çevrim içinde kurulan yaşam ile çevrim dışı gündelik yaşam arasındaki gerilimi tartışmaya imkân vermektedir. Makalede film, sosyolojik analiz ışığında Sylwia’nın sosyal ağlarda içerik üretimi yoluyla elde ettiği toplumsal statü, bu amaçla pozitifliğe yaslanarak sürekli olarak yeniden düzenleyip inşa ettiği benlik imajları ile yalnızlıktan kaçış, yoğun iletişim ve her anın paylaşımına dayanan şeffaflık çarkının bireyin yaşamında nasıl işlediği gibi temalar çerçevesinde irdelenmiştir.
benlik gözetim toplumu görünürlük ekonomisi sosyal ağlar şeffaflık Ter
The film Sweat (2020) focuses on Sylwia, a fitness influencer, and how she operates within the visibility economy, organized around likes, clicks, and interactions, facilitated by the possibilities offered by mobile technologies. Furthermore, the film reveals how the boundaries between public and private spaces are blurred through the hybridization of online experience and physical space; how an individual's life becomes transparent within the visibility economy, transforming into violence against the individual. In this context, the film, with its story focusing on visibility, interaction, and continuous sharing practices, offers a useful framework for conducting a sociological analysis of the current social situation. Sweat allows for discussion of how the classic surveillance mechanism, established through coercion with the panopticon in the 19th century, is now internalized by individuals through voluntary participation; how an individual's genuine offline emotions such as loneliness, fear, and anxiety are rendered invisible on social networks and integrated into a regime of positivity; and the tension between the life constructed online and the offline daily life. The article examines the film through a sociological lens, exploring themes such as Sylwia's social status achieved through content creation on social networks, the positive self-image she constructs for this purpose, and how the cycle of transparency -based on escaping loneliness, intense communication, and sharing every moment- operates in an individual's life.
production of the self surveillance social networks transparency hybridization of space Sweat
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İletişim Çalışmaları, İletişim ve Medya Çalışmaları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32739/etkilesim.2026.9.17.339 |
| IZ | https://izlik.org/JA27CH47MX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 17 |


Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.