This research aims to analyse posts made on the X platform regarding the climate law, which was submitted to the Turkish Parliament on February 20, 2025, and entered into force after being published in the Official Gazette on July 9, 2025. It seeks to reveal the narratives around which disinformation and misinformation about the law are shaped. In this context, posts made on X with the hashtags #NoToClimateLaw, #NoToClimateTax, and #ClimateDeception between April 15 and July 3, when the topic was trending, were collected using the media monitoring system Teleskop. Within the scope of the research questions, 1132 posts were examined using the reflective thematic analysis method via the qualitative data analysis software MAXQDA. The findings reveal that the vast majority of disinformation and misinformation regarding the law is shaped around denialist discourse and conspiracy theories. Based on the findings, it is necessary to develop verification mechanisms, advance science communication, climate communication, and digital media literacy in order to convey environmental and climate policies to society in an accurate, transparent, and scientific manner in the fight against climate change.
climate information disorder Climate Act conspiracy theory thematic analysis
Bu araştırma Türkiye’de 20 Şubat 2025 tarihinde meclise sunulan ve 9 Temmuz 2025’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İklim Kanunu’na ilişkin X platformunda yapılan paylaşımları analiz ederek, kanunla ilgili üretilen dezenformasyon ve mezenformasyonların hangi anlatılar etrafında şekillendiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda X’te konunun gündem olduğu (trend topic) olduğu 15 Nisan ile 3 Temmuz tarihlerinde #İklimKanununaHayır, #İklimTasmasınaHayır, #İklimAldatmacası hashtagları ile yapılan paylaşımlar medya takip sistemi Teleskop aracılığıyla derlenmiştir. Elde edilen veriler arasından belirlenen 1.132 paylaşım nitel veri analiz yazılımı MAXQDA aracılığıyla yansıtıcı tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, kanuna ilişkin dezenformasyon ve mezenformasyonların büyük çoğunluğunun, inkârcı söylemler ve komplo teorileri ekseninde şekillendiğini ortaya koymaktadır. Bulgulardan hareketle iklim değişikliği ile mücadelede, çevre ve iklim politikalarının topluma doğru, şeffaf ve bilimsel bir biçimde aktarılabilmesi için teyit mekanizmalarının geliştirilmesinin, bilim iletişimi, iklim iletişimi ve dijital medya okuryazarlığının yaygınlaştırılmasının gerekli olduğu görülmüştür.
iklim bilgi düzensizliği İklim Kanunu komplo teorisi tematik analiz
Bu çalışmanın veri toplama aşamasındaki değerli katkılarından dolayı Ziya Dönmez’e ve çalışmanın son okumasını yaparak metne katkı sunan Dr. Öğr. Üyesi Gülay Acar Göktepe’ye teşekkür ederiz.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çevresel İletişim, İletişim Çalışmaları, İletişim Teknolojisi ve Dijital Medya Çalışmaları, Medya Okuryazarlığı, Sosyal Medya Çalışmaları, Yeni Medya |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32739/etkilesim.2026.9.17.342 |
| IZ | https://izlik.org/JA82XS36DB |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 17 |


Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.