Kur’an’ın nüzûlünden günümüze kadar anlaşılması ve yorumlanması meselesi üzerine birçok söylem ve fikir beyan edilmiştir. Bu gayretin merkezinde insan aklı, niyeti ve zamanla oluşan kavrayış gücü yer almaktadır. Kur’an’ın açıklanması faaliyetini yerine getiren tefsir ilmi ise bireysel ve toplumsal etkilerle şekillenmiş; müfessirin içinde bulunduğu toplumun yanı sıra, inancı, ilmi birikimi ve kültürel donanımı gibi faktörler ayetlere yönelik tefsir faaliyetini doğrudan veya dolaylı olarak etkilemiştir. Bundan dolayı insan merkezli olan yorumun tabiatında izâfîlik/nisbîlik kaçınılmaz bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. İçerisinde yaşadığımız zaman diliminde birçok alanda olduğu gibi, Kur’an’ın anlaşılması ve yorumlanması alanında da teknoloji ile beraber insan faktörünün yanında yapay zekâ amili yer almaya başlamıştır. Bunun en esas temeli ise yapay zekânın yorum refleksidir. Nitekim yapay zekânın maneviyattan ve duygulardan yoksun olması ise onun objektif bir yorum ortaya koyabilme kabiliyetinin önünü açmıştır. Zira tefsir geleneğinde insan faktörünün de etkisiyle görüş beyan etme, reddiye yazma veya bir ideolojiye karşı savunma yapma gibi yönelimler doğal bir görünüm arz ederken, yapay zekânın herhangi bir inanca, duyguya ve mezhebe sahip olmaması konuyu başka bir boyutta ele alma imkânı sunmaktadır. Bu bağlamda yapay zekâ teknolojisinin duygulardan arınmış olması ve yorum üretme potansiyeline sahip olması “Yapay Zekâ ile Objektif Bir Tefsir Çeşidi Mümkün Mü?” sorusu önem arz etmektedir. Bu makalede, tefsirin tarihsel süreci içerisindeki sübjektifliğin kaçınılmazlığı ile yapay zekânın objektif yorum gücünün bir anlamda veri nötrlüğünü tefsir sahası bağlamında değerlendirilmektedir. Çalışmada yapay zekânın yorum üretme kapasitesi ile tefsir ilminin epistemolojik ve metodolojik temelleri karşılaştırılarak yapay zekânın objektiflik ölçüsü tespit edilmeye çalışılmıştır.
منذ نزول القرآن الكريم وحتى يومنا هذا طُرحت العديد من الآراء والأفكار حول فهمه وتفسيره، ويتصدر هذا الجهدَ العقلُ البشري بما يحمله من نية وقوةِ فهم تشكلَت عبر الزمن، أما علم التفسير الذي يُعنى ببيان معاني القرآن فقد تبلور تحت سطوة التأثيرات الفردية والاجتماعية. إذ تأثَّر المفسر بمجتمعه الذي يعيش فيه، وبمعتقداته وتكوينه العلمي وثقافته العامة، وهي عوامل انعكست بصورة مباشرة أو غير مباشرة على نشاطه التفسيري تجاه الآيات. لهذا فإن النسبية في الفهم والتفسير تعد سمة ملازمة للطبع الإنساني في هذا العلم. وفي عصرنا الراهن، كما هو الحال في العديد من المجالات، بدأ الذكاء الاصطناعي يظهر في مجال فهم القرآن وتفسيره جنبًا إلى جنب مع العامل البشري وبالتوازي مع التطور التقني، ويكمن الأساس الرئيس لذلك في قدرة الذكاء الاصطناعي على إنتاج تأويلٍ أو تفسير، إذ إن افتقاره للمشاعر والروحانيات يفتح أمامه إمكانية تقديم قراءة أكثر موضوعية للنص، فبينما تبدو الميول الإنسانية كالتعبير عن الرأي أو الرد على الخصوم أو الدفاع عن توجه فكري أمرًا طبيعيًا في التفسير البشري، فإن حقيقة خلو الذكاء الاصطناعي من أي معتقدات أو مشاعر أو انتماء عاطفي أو مذهبي يمنحه الفرصة لمعالجة القضية في بُعد آخر ومن زاوية نظر مختلفة، في هذا السياق، تبرز أهمية السؤال: "هل يمكن توليد نوع من التفسير الموضوعي بواسطة الذكاء الاصطناعي؟" تتناول هذه الدراسة تقييم حتمية الذاتية في العملية التاريخية للتفسير، وتقارنها بما يُسمى حياد البيانات لدى الذكاء الاصطناعي في سياق مجال التفسير، وتحاول الدراسة تقويم مدى موضوعية الذكاء الاصطناعي من خلال مقارنة قدرة الذكاء الاصطناعي على إنتاج التفسير مع الأسس المعرفية والمنهجية لعلم التفسير.
Since the revelation of the Qurʾān, various discussions have emerged regarding its comprehension and interpretation. At the center of this endeavor lies human intellect, intentionality, and an understanding shaped by time. The discipline of tafsīr (Qurʾānic exegesis), which explains the Qurʾān, has been shaped by both individual and societal factors. The exegete’s faith, scholarly formation, and cultural environment, together with the characteristics of the society in which they live, directly or indirectly influence exegetical activity. Thus, subjectivity and relativity naturally arise in human-centered interpretation. In the contemporary period, as in many other fields, artificial intelligence (AI) has begun to appear alongside human interpreters in efforts to understand and interpret the Qurʾān. This development is grounded in AI’s capacity for generating interpretive responses. The absence of spirituality, emotion, and sectarian identity in AI opens the possibility for a form of interpretive neutrality that differs from traditional human exegesis. While classical tafsīr often reflects human involvement through personal opinions, polemical engagements, or ideological tendencies, AI’s data-driven structure offers a distinct perspective from which to approach the text. Within this framework, the question “Is an objective type of Qurʾānic exegesis possible through artificial intelligence?” becomes increasingly significant. This article examines the inevitability of subjectivity in the historical tafsīr tradition and evaluates the potential neutrality of AI within Qurʾānic studies. By comparing AI’s interpretive capacity with the epistemological and methodological foundations of tafsīr, the study aims to assess the degree to which interpretive objectivity may be achievable through artificial intelligence.
Tafsir Exegete Artificial Intelligence Objectivity Interpretation.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Tefsir |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 2 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 44 |