Painter and photographer Vladimir Zender (1885–1944) was one of the artists who left the Russian
Empire after the October Revolution (1917), settling in Istanbul with his family in 1918. He opened a
photography studio called Foto Sender in Beyoğlu and, over the course of his life in Istanbul, became
well known for his urban and architectural photographs. In his early years in Istanbul, Zender primarily
photographed Byzantine monuments and architecture. However, over time, the scope of his work expanded.
From the 1930s onward, in collaboration with various institutions, he began to photograph the
buildings of the early republican period. In 1932, Vladimir Zender, who subsequently changed his name
to Veli Demir Sender, was naturalized as a Turkish citizen, together with his family. Zender continued
to reside in Istanbul until his death, and it is evident that the scope of his works and the relationships he
established in his new city expanded over time. This article aims to evaluate Vladimir Zender’s new life
in Istanbul and his work there for the light these shed on how artists who had to leave their countries
coped with the conditions of the countries they migrated to, how they made a living, how the social and
cultural structure of the country they migrated to transformed their works, and what kinds of relationships
they established in their new homes. Emphasizing Zender’s use of photography as a coping strategy
in his new city, the article aims to discuss the relationship between his photographs and the concept of
the contact zone.
Ekim Devrimi’nin (1917) ardından Rusya İmparatorluğu’nu terk eden sanatçılardan biri olan ressam ve fotoğrafçı Vladimir Zender (1885–1944), 1918 yılında ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşir. Bugün Beyoğlu olarak bilinen Pera bölgesinde Foto Sender adında bir fotoğraf stüdyosu açarak, İstanbul’daki yaşamı boyunca kent ve mimari fotoğraflarıyla öne çıkar. İstanbul’a ilk yerleştiği yıllarda ağırlıklı olarak Bizans anıtları ve mimarisini fotoğraflayan Zender, 1930’lardan itibaren çeşitli kurumlarla işbirliği yaparak erken Cumhuriyet dönemi yapılarını fotoğraflamaya başlar. 1932 yılında ismini Veli Demir Sender olarak değiştirerek, ailesiyle birlikte Türk vatandaşlığına kabul edilir. Vefatına kadar İstanbul’da yaşamaya devam eden Zender’in yeni yerleştiği kentte zamanla çalışmalarının kapsamı ve kurduğu ilişkilerin genişlediği görülür. Bu makale ülkelerini terk etmek zorunda kalan sanatçıların göç ettikleri ülkelerin koşullarıyla başa çıkma yöntemleri, nasıl geçim sağladıkları, göç ettikleri ülkenin toplumsal ve kültürel yapısının yapıtlarında nasıl bir dönüşüme yol açtığı ve nasıl ilişkiler kurdukları göz önüne alınarak, Vladimir Zender’in İstanbul’daki yeni yaşamı ve buradaki çalışmalarının değerlendirilmesini amaçlar. Zender’in fotoğraflarını temas bölgesi olma potansiyeline vurgu yaparak, sürgün, kent ve sanatsal pratik arasındaki ilişkiyi tartışmayı hedefler.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Mimari Tarih, Teori ve Eleştiri, Mimarlık Tarihi, Sanat Tarihi, Sanat Tarihinde Kent |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 24 Haziran 2024 |
| Kabul Tarihi | 9 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 |