Türkiye’nin güney sınırlarının güvenliği cumhuriyetin kuruluşundan itibaren Türk dış politikasının değişmeyen gündem başlıklarından biri oldu. Atatürk döneminde daha çok statükocu bir yaklaşımla sağlanan güvenlik, süreç içinde değişen bölgesel ve küresel gelişmeler bağlı olarak farklı araçlarla temin edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmayla Türkiye’nin sınır güvenliği açısından kritik bir kesiti işaret eden 1958-1963 yılları arasında güney komşusu Irak’ta meydana gelen iki askeri darbe karşısında geliştirdiği politikaları tarihsel ve karşılaştırmalı perspektiften ele almaktadır. Türkiye, Abdülkerim Kasım darbesine (1958) reaktif, Abdüselam Arif darbesine (1963) karşı ise uzlaşmacı iki farklı tepki gösterdi. Türk dış politikasındaki paradoksal yaklaşım sadece Menderes ve İnönü hükümetlerinin Orta Doğu politikalarındaki paradigma farklılığından kaynaklanmıyordu. Bunun yanında Türk dış politikası, Soğuk Savaş’tan, ABD’ye duyulan güvensizlikten, Irak’ta yönetimi ele geçiren darbecilerin komünistlerle ilişkilerinden ve ideolojik pozisyonlarından etkilendi. Çalışmada, bu dinamiklerin etkisiyle hükümetler farklı siyasal yöntemlere başvursalar da her iki darbe karşısında da Türk dış politikasının, ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma siyasal hedefini göre şekillendiği gösterilmektedir.
Türk Dış Politikası 1958 Irak Askeri Darbesi 1963 Irak Askeri Darbesi Soğuk Savaş Sınır Güvenliği.
The security of Turkey's southern borders has been a constant agenda item in Turkish foreign policy since the founding of the Republic. Security, which was largely ensured through a status quo approach during the Atatürk era, has been sought through different means in response to changing regional and global developments. This study examines, from a historical and comparative perspective, the policies Turkey developed in response to two military coups in its southern neighbor Iraq between 1958 and 1963, a period marking a critical juncture for Turkey's border security. Turkey responded to the Abdel Karim Qasim coup (1958) with a reactive response, and to the Abdel Salam Arif coup (1963) with a conciliatory one. This paradoxical approach to foreign policy did not stem solely from a paradigm shift in Middle Eastern policies under the governments of Menderes and İnönü. Turkish foreign policy was also influenced by the Cold War, distrust of the US, the coup leaders' relations with communists, and their ideological positions. Despite the governments' resorting to different political methods due to the impact of these dynamics, the study shows that Turkish foreign policy was ultimately shaped by the political goal of protecting the country's sovereignty and territorial integrity in the face of both coups.
1958 Iraqi Military Coup Turkish Foreing Policy 1963 Iraqi Milatary Coup Cold War
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Cumhuriyeti Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 28 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.53568/yyusbed.1850814 |
| IZ | https://izlik.org/JA63LH54XX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 71 |
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.