Yarı-kurak kentsel alanlarda yeşil duvar uygulamaları için tırmanıcı bitkilerin fotosentetik pigment profilleri: Van, Türkiye örneği
Öz
Amaç: Bu çalışma, yarı kurak iklim koşullarına sahip Van kentinde yaygın olarak kullanılan tırmanıcı ve sürünücü bitki türlerinin fotosentetik pigment profillerini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Çalışmanın amacı, bu türlerin fizyolojik performanslarını belirlemek ve yeşil altyapı ile dikey yeşillendirme uygulamalarına uygunluklarını ortaya koymaktır.
Materyal ve Yöntem: Klorofil a (Chl a), klorofil b (Chl b) ve Chl a/b oranları üç farklı spektrofotometrik yöntem kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen veriler istatistiksel olarak karşılaştırılmış, Temel Bileşen Analizi (PCA) ve hiyerarşik kümeleme yöntemleriyle türlerin pigment özelliklerine göre sınıflandırılması yapılmıştır.
Araştırma Bulguları: Mutlak pigment değerleri kullanılan analitik yöntemlere göre değişmekle birlikte genel eğilimler benzer bulunmuştur. Chl a/b oranı yöntemler arasında anlamlı farklılık göstermiştir (p<0.001). Solanum crispum ve Rubia tinctorum en yüksek toplam klorofil içeriklerini göstermiştir (en fazla 54.09 mg g⁻¹ FW), buna karşılık Campsis radicans ve Lonicera japonica daha düşük pigment düzeylerine (<20 mg g⁻¹ FW) sahip olmuştur. PCA ve hiyerarşik kümeleme analizleri türleri pigment bileşimlerine göre açık şekilde ayırmıştır.
Sonuç: Klorofil içeriği ve Chl a/b oranı, tırmanıcı bitkilerde ışık adaptasyonu ve fotosentetik etkinliğin güvenilir göstergeleridir. Bu özelliklerin dikey yeşillendirme tür seçimine entegre edilmesi, ekolojik dayanıklılığı ve kentsel ekosistem hizmetlerini artırabilir.
Anahtar Kelimeler
Klorofil, sarılıcılar, peyzaj, pigmentler, kentsel
Photosynthetic pigment profiles of climbing plants for green wall applications in semi-arid urban areas: A case study in Van, Türkiye
Öz
Objective: This study aimed to evaluate the photosynthetic pigment profiles of climbing and creeping plant species commonly used in the semi-arid urban landscape of Van, Türkiye. The objective was to assess their physiological performance and determine their suitability for green infrastructure and vertical greening applications.
Material and Methods: Chlorophyll a (Chl a), chlorophyll b (Chl b), and Chl a/b ratios were determined using three different spectrophotometric approaches. The obtained data were statistically compared, and species were classified according to their pigment characteristics using Principal Component Analysis (PCA) and hierarchical clustering.
Results: Absolute pigment values varied among analytical methods, but overall trends were consistent. The Chl a/b ratio differed significantly among methods (p<0.001). Solanum crispum and Rubia tinctorum showed the highest total chlorophyll contents (up to 54.09 mg g⁻¹ FW), whereas Campsis radicans and Lonicera japonica had lower pigment levels (<20 mg g⁻¹ FW). PCA and hierarchical clustering clearly separated species based on pigment composition.
Conclusion: Chlorophyll content and Chl a/b ratios serve as reliable indicators of light adaptation and photosynthetic efficiency in climbing plants. Incorporating these traits into species selection for vertical greening can enhance ecological resilience and ecosystem services in semi-arid urban environments.
Anahtar Kelimeler
Chlorophyll, climbers, landscape, pigments, urban