İdeal Ahlak ile Reel Ahlak Arasındaki Çatışmayı Aşma Denemesi: Erdem Temelli Şahsiyet İnşası Modeli
Öz
Din felsefesinin temel tartışmalarından biri olan din–ahlak ilişkisi, ideal (teorik) ahlak ile reel (pratik) ahlak arasındaki çatışma üzerinden ele alınabilir. Özgür ve sorumlu bir varlık olarak insanın yapması gerektiğini düşündükleri ile fiilen gerçekleştirdikleri arasındaki mesafe, ahlaki düzlemde bir çatışma üretmekte; bu durum, ideal ahlak ile reel ahlak arasındaki uyumsuzluk şeklinde ortaya çıkmaktadır. Söz konusu gerilim, psikoloji literatüründeki ideal ben–reel ben ayrımıyla paralel bir yapı arz etmekte ve bireysel düzeyde olduğu kadar toplumsal ölçekte de derinleşmektedir. Bu çalışma, söz konusu çatışmaya dikkat çekmeyi ve ideal ahlak ile reel ahlak arasındaki açıklığın giderilmesine yönelik bir çözüm önerisi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nitel yöntemlerden literatür analizi kullanılmış; din felsefesi, ahlak felsefesi ve psikoloji literatüründe yer alan metinler tematik bir bütünlük içerisinde felsefi çözümlemeye tabi tutulmuştur. İnceleme sonucunda ideal ahlak ile reel ahlak arasındaki tezatın önemli nedenlerinden birinin şahsiyetin zayıflaması veya yitimi olduğu ileri sürülmüştür. Bu bağlamda, ideal ve reel ahlak arasındaki uyumsuzluğu aşmak için erdem temelli şahsiyet inşası modeli önerilmiştir. Erdemlerin şahsiyetteki izdüşümünü belirlemek için literatürde yer alan 1. Doğruluk/ Adalet, 2. Bilgelik/ Hikmet, 3. Ölçülülük/ İffet, 4. Cesaret/ Şecaat, 5. Samimiyet/ İhlas, 6. Saygı/ Takva, 7. Sevgi/ Muhabbet, 8. Güven(ilirlik)/İman, 9. Cömertlik/ İhsan ve 10. Şefkat/ Merhamet olmak üzere on temel insani ve İslami erdem sade ve sistematik olduğu için tercih edilmiştir. Bu sade tasnif üzerinden erdemlerin şahsiyetteki izdüşümü, tutarlı bir şekilde ilkesel, bireysel, sosyal, küresel ve teolojik bağlamlarda ele alınarak gerçekleştirilmiştir. Erdemler, söz konusu döngü içerisinde ele alındığında bireysel (öz) ve sosyal (ötekine) erdemler ortaya çıkmıştır. Şahsiyette şekillenen bireysel erdemler özerdemler olarak adlandırılmış ve 1. Özdoğruluk, 2. Özbilgelik, 3. Özölçülülük, 4. Özcesaret, 5. Özsamimiyet, 6. Özsaygı, 7. Özsevgi, 8. Özgüven, 9. Özcömertlik ve 10. Özşefkat şeklinde sıralanmıştır. Erdem tasnifinin sade, erdem sisteminin döngüsel ve erdemlerin ilişkisel ele alınmış olması, erdemlerin şahsiyetteki izdüşümünü kolaylaştırmıştır. Ayrıca erdemler için motto ve maksimler geliştirilmiş ve erdemlerin uygulanabilirliği artırılmaya çalışılmıştır. Bu makale ideal ahlak ile reel ahlak arasındaki tezatın aşılması için şahsiyetin erdemlerle güçlendirilmesini çözüm önerisi olarak sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler
An Attempt to Overcome the Conflict Between Ideal Morality and Real Morality: A Virtue-Based Character Building Model
Öz
The relationship between religion and morality, one of the fundamental debates in the philosophy of religion, can be examined through the conflict between ideal (theoretical) morality and real (practical) morality. The gap between what a human, as a free and responsible being, believes they ought to do and what they actually do produces a conflict on the moral plane; this situation manifests itself as an incompatibility between ideal morality and real morality. This tension exhibits a parallel structure to the distinction between the ideal self and the real self in the psychological literature, and it deepens not only at the individual level but also on a social level. This study aims to draw attention to this conflict and to develop a proposal for bridging the gap between ideal and real morality. The research employs the qualitative method of literature analysis; texts from the philosophy of religion, moral philosophy, and psychology are subjected to philosophical analysis within a thematic framework. The findings suggest that one of the major causes of the contradiction between ideal and real morality is the weakening or loss of personality (moral character). In this context, a virtue-based model of personality construction is proposed to overcome the incompatibility between ideal and real morality. In order to determine the projection of virtues on personality, ten basic human and Islamic virtues, which are found in the literature, have been preferred due to their clarity and systematic nature: 1. Truthfulness/justice, 2. Wisdom/ḥikma, 3. Moderation/chastity, 4. Courage/ bravery, 5. Sincerity/ikhlāṣ, 6. Respect/ taḳwā , 7. Love/fondness, 8. Trust/ belief, 9. Compassion/mercy and 10. Generosity/beneficence. Through this simple classification, the reflection of virtues in personality has been consistently addressed in principled, individual, social, global, and theological contexts. When considered within this cycle, individual (self) and social (other) virtues emerge. The individual virtues shaped in the personality have been named self-virtues and are listed as 1. Self-truth, 2. Self-wisdom, 3. Self-moderation, 4. Self-courage, 5. Self-sincerity, 6. Self-respect, 7. Self-love, 8. Self-confidence, 9. Self-generosity, and 10. Self-compassion. The simplification of the virtue classification, the cyclical nature of the virtue system, and the relational nature of the virtues have facilitated the reflection of the virtues on personality. Additionally, mottos and maxims for virtues have been developed, and efforts have been made to increase the applicability of virtues. This article proposes the strengthening of personality through virtues as a solution to overcome the conflict between ideal and real morality.
Anahtar Kelimeler