Social media, built upon contemporary Web 2.0 technologies, has assumed many functions of traditional media and enables users to produce content at a professional level. Platforms such as X (formerly Twitter), Instagram, and Facebook embody core characteristics of new media — hypertextuality, dissemination, virtuality, and interactivity — generating significant societal influence. These platforms also facilitate the expression of hate speech through text, images, videos, poems, and cartoons, contributing to its normalization and spread. Cartoons, combining visual and verbal elements with satire, can reach wide audiences while delivering critical commentary. However, they may reproduce discriminatory, racist, sexist, or exclusionary narratives. The rapid circulation of such content amplifies hate speech, reinforcing social prejudices and marginalizing targeted groups under the guise of humor. Anti-immigrant discourse, in particular, is reproduced through various strategies on digital platforms. This study analyzes anti-immigrant hate speech in cartoons shared on X between January 1, 2015, and April 1, 2025, using keywords such as “immigrant,” “cartoon,” “Turkey,” and “Syria.” The cartoons were examined using Roland Barthes’s semiotic framework to explore how visual and linguistic codes construct anti-immigrant narratives.According to the findings that humor is frequently employed to legitimize othering, criminalization, and cultural discrimination. And also hate speech targeting migrants is concentrated around several dominant themes. Notably, narratives portraying migrants as an economic burden, a cultural threat, or a security risk frequently appear in the analyzed caricatures. These themes are often conveyed through humor, which facilitates the broader public’s acceptance and normalization of such content. The study emphasizes the need for enhanced media literacy and robust monitoring mechanisms on social media, aiming to contribute to both academic scholarship and societal awareness while addressing the boundaries between digital media ethics and freedom of expression.
Sosyal medya, güncel Web 2.0 teknolojileri üzerine inşa edilmiş, geleneksel medyanın birçok işlevini üstlenmiş ve kullanıcıların profesyonel düzeyde içerik üretmelerine imkân tanıyan bir mecradır. X (eski adıyla Twitter), Instagram ve Facebook gibi platformlar, hipermetinsellik, yayılım, sanallık ve etkileşimsellik gibi yeni medyanın temel özelliklerini barındırarak toplumsal düzeyde önemli etkiler yaratmaktadır. Ancak, bu platformlar aynı zamanda metin, görsel, video, şiir ve karikatür aracılığıyla nefret söyleminin ifade edilmesine olanak sağlayarak, bu tür ifadelerin normalleşmesine ve yayılmasına katkıda bulunmaktadır. Karikatürler, görsel ve sözel öğeleri hicivli bir biçimde birleştirerek geniş kitlelere ulaşabilen güçlü iletişim araçlarıdır. Bununla birlikte, ayrımcı, ırkçı, cinsiyetçi veya dışlayıcı söylemleri yeniden üretebilirler. Bu içeriklerin hızlı dolaşımı, nefret söylemini güçlendirerek toplumsal önyargıları pekiştirir ve hedef grupları marjinalleştirir. Göçmen karşıtı söylemler, özellikle dijital platformlarda farklı stratejiler aracılığıyla yeniden üretilmektedir. Bu çalışmada, 1 Ocak 2015 – 1 Nisan 2025 tarihleri arasında X platformunda paylaşılan göçmen temalı karikatürler, “göçmen”, “karikatür”, “Türkiye” ve “Suriye” gibi anahtar kelimeler kullanılarak incelenmiştir. Karikatürler, Roland Barthes’ın göstergebilimsel yaklaşımı ile analiz edilerek görsel ve dilsel kodlarla göçmen karşıtı söylemin nasıl üretildiği araştırılmıştır. Bulgulara göre, mizah; ötekileştirme, kriminalizasyon ve kültürel ayrımcılığı meşrulaştırmak amacıyla sıklıkla kullanılmaktadır. Ayrıca, göçmenlere yönelik nefret söyleminin belirli baskın temalar etrafında yoğunlaştığı görülmektedir. İncelenen karikatürlerde göçmenlerin ekonomik bir yük, kültürel bir tehdit ya da güvenlik riski olarak tasvir edildiği anlatılar dikkat çekmektedir. Bu temalar çoğunlukla mizah yoluyla sunulmakta ve bu durum, söz konusu ayrımcı söylemlerin daha geniş kitleler tarafından kabul edilmesini ve normalleştirilmesini kolaylaştırmaktadır. Çalışma, sosyal medyada nefret söylemiyle mücadelede medya okuryazarlığının artırılması ve etkin denetim mekanizmalarının geliştirilmesi gerekliliğini vurgulamakta ve dijital medya etiği ile ifade özgürlüğü arasındaki sınırların tartışılmasına katkı sunmayı hedeflemektedir.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Sosyal Medya Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 2 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 25 Sayı: 4 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.