The measurement of trade union organization is one of the fundamental areas of debate within industrial relations theory. The traditionally used indicator, the unionization rate, reflects the ratio of union members to total wage earners; however, it does not capture dimensions such as organizational capacity, collective bargaining power, political influence, and social legitimacy. Therefore, criticism of the limitations of the unionization rate has increased in the literature, and index-based approaches aiming to evaluate union strength in a more comprehensive manner have come to the fore. Metten’s (2021) Collective Labour Force Index and the Bargaining Power Index developed by Fontanari, Garnero, and Martin (2024) exemplify these efforts. In the Turkish context, more reliable comparisons can be made for the period after 2013, based on data published by the Ministry of Labour and Social Security. This study aims to analyze the trends in union organization in Turkey for the period 2013–2025 by developing a 2013=100-based index at both the sectoral and union levels. The index approach reveals scale differences between sectors and allows the evaluation of unionization trends not only through absolute numbers but also through relative and temporal changes. The analysis covers eight sectors—metal, mining, sugar, petrochemicals, textiles, commerce-office, health, and general services—representing different segments of the economy. The findings show that trade union organization in Turkey does not follow a homogeneous pattern. While the metal and mining sectors maintain a stable and long-established union structure, labor-intensive sectors such as textiles and commerce-office display low and fragile unionization rates. In contrast, the health and general services sectors experienced artificial surges in unionization due to the regularization of subcontracted workers and union shifts following local elections. Overall, the study demonstrates that one-dimensional indicators are insufficient to understand the trajectory of trade union organization and that the index approach makes relative and temporal variations more visible and analytically meaningful.
Trade union organization index analysis representation crisis class power relations
Academic ethical rules were followed in the preparation of this study.
No financial support was received from any institution in the preparation of this study.
There is no need for such a note.
Sendikal örgütlülüğün ölçülmesi, endüstri ilişkileri öğretisinin temel tartışma alanlarından biridir. Geleneksel olarak kullanılan sendikalaşma oranı, sendika üyelerinin toplam ücretli çalışanlara oranını yansıtmakta; ancak örgütsel kapasite, toplu pazarlık gücü, siyasal etki ve toplumsal meşruiyet gibi boyutları kapsamamaktadır. Bu nedenle literatürde sendikalaşma oranının sınırlılıklarına ilişkin eleştiriler artmış, sendikal gücü daha bütüncül biçimde değerlendirmeyi amaçlayan endeksleme girişimleri gündeme gelmiştir. Metten’in (2021) kolektif işgücü endeksi ve Fontanari, Garnero ve Martin’in (2024) pazarlık gücü endeksi bu çabalara örnek teşkil etmektedir. Türkiye’de 2013 sonrası dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine dayalı olarak daha güvenilir karşılaştırmalar yapılabilmektedir. Bu çalışma, 2013–2025 dönemi için işkolu ve sendika düzeyinde 2013=100 bazlı bir endeks geliştirerek sendikal örgütlenme eğilimlerini yalnızca mutlak sayılarla değil, göreli ve zamansal değişimlerle analiz etmeyi amaçlamaktadır. Endeks yaklaşımı, işkolları arasındaki ölçek farklarını görünür kılmakta ve örgütlenme eğilimlerini karşılaştırmalı biçimde değerlendirmeye olanak sağlamaktadır. Analize dâhil edilen sekiz işkolu (metal, madencilik, şeker, petrol-kimya, dokuma, ticaret-büro, sağlık, genel işler) farklı sektörleri temsil etmektedir. Bulgular, Türkiye’de sendikal örgütlülüğün homojen bir seyir izlemediğini göstermektedir. Metal ve madencilik işkolları istikrarlı ve köklü bir sendikal yapıya sahipken; dokuma, ticaret-büro gibi emek yoğun sektörlerde oranlar düşük ve kırılgandır. Sağlık ve genel işler işkollarında ise taşeron işçilerin kadroya alınması ve yerel seçimler sonrası sendika geçişleri sonucu yapay sıçramalar yaşanmıştır. Çalışma sendikal örgütlenmenin seyrini anlamada tek boyutlu göstergelerin yetersiz kaldığını ve endeks yaklaşımının göreli-zamansal değişimleri daha net ortaya koyduğunu göstermektedir.
Sendikal örgütlenme endeks analizi temsil krizi sınıfsal güç ilişkileri
Bu çalışmanın hazırlanmasında akademik etik kurallarına uygun davranılmıştır.
Çalışmanın hazırlanmasında herhangi bir kurumdan finansal destek alınmamıştır.
Böyle bir nota gereksinim duyulmamaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 24 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.18037/ausbd.1810316 |
| IZ | https://izlik.org/JA66ZF99CD |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 26 Sayı: 1 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.