Türkiye’de Muhafazakar Milliyetçi ve Sol Düşüncelerde Siyasal Bir Sembol Olarak Atatürk
Öz
Kimlik, “ben kimim?” sorusuna verilen özelliklere karşılık gelirken, siyasal kimlik “ben siyaseten kimim?” sorusuna verilen cevaplardır denilebilir. İnsanlar, topluma ben olarak doğar, hayat akışı içinde siyasal konumlanışına göre kendisi gibi benler ile bir araya gelerek bir biz oluşturur ve bu bizlik duygusuyla beraber kimliğini bir ötekiye/onlara referansla inşa eder.
Chantal Mouffe ve Ernesto Laclau, toplumların kaçınılmaz şekilde bir tür biz/onlar karşıtlığına dayalı olarak yarıldığını belirtirler. Tüm toplumlarda bu ayrışmanın dinamikleri farklıdır ancak biz/onlar şeklindeki ayrışmanın kendisi hemen her toplumda kendini göstermektedir.
Biz/onlar şeklinde ayrılan toplumsal gruplar, siyasal alanda karşılaştıklarında, birbirlerine referansla inşa ettikleri kimliklerini semboller yardımıyla pekiştirirler. Duygu, düşünce ve inançların kolay yoldan ifade edilmesine ve kavramsallaştırılmasına yarayan semboller, siyasal alanda bir olay, fikir, slogan, işaret, davranış, nesne veya kişi olabilir.
Bu çalışmanın amacı da, Türkiye’de Atatürk’ün muhafazakâr, milliyetçi ve sol düşüncelerde siyasal bir sembol haline getirilmesi ve kullanılmasını, bu düşüncelerin her biri için biz/onlar şeklindeki toplumsal ayrışma fikrini kullanarak teorik bir çerçeve oluşturmaya çalışmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Referans 1 Akın, Mahmut, (2014), “Muhafazakâr Siyasal Kültürde Bir Sembol Olarak Necip Fazıl Kısakürek”, Muhafazakâr Düşünce Dergisi, 2014/10 (39): 31-43.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Oğuzhan Koca
Bu kişi benim
0000-0002-8353-2760
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
15 Aralık 2020
Gönderilme Tarihi
1 Mart 2019
Kabul Tarihi
2 Nisan 2019
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2020 Cilt: 75 Sayı: 4
Cited By
Sembolik Siyaset ve Ayasofya: Necip Fazıl Kısakürek Örneği
Kültür Araştırmaları Dergisi
https://doi.org/10.46250/kulturder.1315745