Etik, bir disiplin olarak öncelikle bireyin “ne yapması gerektiği” sorusuna odaklanmaktadır. Ancak Lacanyen psikanalitik kuramda etik, farklı bir anlam kazanarak, öznenin kendi arzusuna sadakati üzerinden tanımlanmaktadır. Lacan’a göre etik tutum, ahlaki buyruklara değil, “kendi arzusundan vazgeçmemek” ilkesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım, etiği dışsal ve normatif bir sistem olmaktan çıkararak öznel hakikate yönelen içsel bir konumlanışa dönüştürmektedir. Arzu, bu bağlamda analiz sürecinde etik yönelimi belirleyen temel bir ilke olarak işlev görmektedir. Bu ilkenin pratikte nasıl şekillendiğini anlamak, Lacanyen etiğin klinik bağlamdaki işleyişini kavramak açısından önemlidir. Bu çalışmada Lacanyen etiğin klinik uygulamalardaki yansımaları, özellikle psikanalitik yönelimli terapilerde yürütülen seanslar çerçevesinde ele alınmıştır. Söz konusu süreçler direnç, aktarım, analistin arzusu ve analist olma arzusu gibi temel psikanalitik kavramlar üzerinden değerlendirilmiş; bu dinamiklerin klinik karşılaşmalarda nasıl ortaya çıkabileceği ve nasıl ele alınabileceği tartışılmıştır. Ayrıca terapistin süpervizyon almasının ve kendi analizinden geçmiş olmasının, analitik konumun sürdürülebilirliğini sağlamadaki belirleyici rolü de ele alınmıştır. Bu bağlamda, psikanalitik pratiğin merkezine etiği yerleştiren bu çalışma, psikanalitik yönelimli seanslarda hem terapistin hem de hastanın üstlendiği iki taraflı etik sorumluluğu vurgulamaktadır.
psikanalizin etiği psikoterapi direnç aktarım analistin arzusu
Vaka çalışması makaleleri için etik kurul onayı gerekmemektedir. Araştırmada yer alan hastalardan gerekli bilgilendirilmiş onam alınmıştır.
Bu çalışma için finansal destek alınmamıştır.
Ethics, as a discipline, primarily focuses on the question of what an individual ought to do. However, in Lacanian psychoanalytic theory, ethics acquires a distinct meaning, being defined through the subject’s fidelity to their own desire. According to Lacan, an ethical stance is grounded not in moral imperatives, but in the principle of “not giving up one’s desire.” This approach removes ethics from an external, normative system and transforms it into an internal orientation directed toward subjective truth. In this context, desire functions as a fundamental principle that shapes ethical positioning within the analytic process. Understanding how this principle operates in practice is, therefore, crucial for comprehending the functioning of Lacanian ethics in clinical settings. This study examines the clinical implications of Lacanian ethics, particularly within the framework of psychotherapy sessions conducted in psychoanalytically oriented therapies. These processes are evaluated through key psychoanalytic concepts such as resistance, transference, the analyst’s desire and the desire to be an analyst with a discussion of how these dynamics may emerge and be addressed in clinical encounters. Furthermore, the central role of the therapist’s undergoing analysis and receiving supervision in maintaining the sustainability of the analytic position is also considered. In this context, by placing ethics at the core of psychoanalytic practice, the study emphasizes the dual ethical responsibility assumed by both the therapist and the patient in psychoanalytically oriented sessions.
the ethics of psychoanalysis psychotherapy resistance transference the analyst's desire
Ethics committee approval is not required for case study articles. Written informed consent was obtained from the patients included in the study.
No financial support was received for this study.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Klinik Psikoloji, Psikoterapi Uygulama ve Araştırmaları |
| Bölüm | Olgu Sunumu |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 13 Sayı: 1 |