Culture, which is defined as the habits acquired spontaneously in the life cycles of individuals, is seen as the social heritage of the society. In the product design process, the integration of a cultural feature into the design depends on the evaluation of one or more findings. The selected concepts, on the one hand, give qualification to a formal feature, on the other hand, they assume the attribute of giving meaning to the form. Therefore, in the design process, the product begins to evolve into a cultural expression. This change enables the formation and clustering of unique design groups. Sometimes this process reflects the positive effects and the dynamic characteristics of the culture as an advantage, and sometimes it shows an inverse appearance. The study was designed with a qualitative method, and the sample was determined intentionally from the population determined by the researcher based on his own knowledge and experience, not based on probability. In the selection of the sample, the new situations and problems seen in the use of cultural elements in current designs are the primary criteria. In the study; the main objectives are to determine the perspectives that develop within the framework of original visualization, interpretation and renewal of cultural values, and to raise awareness against design products with original value within the framework of sustainability understanding. In the world of design, the concept of original value is open to discussion with its abstract classification as well as its distinctive feature. It is a selective factor and has visible features at the point of preference. Easily accessible cultural elements become the main source of original ideas if they are used effectively and correctly. Cultural features, which are a clue in the efforts of "finding your own style"-"creating original value", have led to the formation of a rich profile in design styles. Syntheses began to be established between tradition and creativity, and this situation not only helped shape free and original designs, but also revealed the need to investigate and question the sources of artistic development and the reasons that create them.
Bireylerin yaşam döngüleri içinde kendiliğinden kazanılan alışkanlıklar olarak tanımlanan kültür, toplumun sosyal mirası olarak görülmektedir. Kültürel özellikler, geçmiş, güncel ve gelecek arasındaki ilişki ekseninde değişkenlik göstermekte ve buna bağlı olarak evirilmektedir. Toplumların sahip oldukları kültürel değerlerin yüksek etkileşimde olduğu en önemli alanlar içerisinde sanatsal yapı ve tasarım olgusu yer almaktadır. Ürün tasarım sürecinde kültürel bir özelliğin tasarıma entegrasyonu bir veya birden fazla bulgunun değerlendirilmesine bağlıdır. Seçilen kavramlar bir taraftan biçimsel bir özelliğe nitelik kazandırırken, diğer taraftan da biçime anlam yükleme vasfı üstlenir. Dolayısı ile tasarım sürecinde ürün kültürel bir anlatım ifadesine evirilmeye başlar. Bu değişim özgün tasarım gruplarının oluşması ve kümelenmesini sağlar. Kimi zaman bu süreç olumlu etkiler ile kültürün dinamik özelliklerini bir avantaj olarak yansıttığı gibi kimi zaman da ters orantıda bir görünüm sergiler. Bu süreçte tasarım yöntemi çok iyi planlanmalıdır. Ezberlenmiş kültürel kodların yeni oluşumlarının doğru okunup okunmayacağı da sürecin doğru yönetiminde belirleyici bir rol oynar. Burada devreye giren dürtü fark yaratma ve özgünlük tutkusudur. Çalışma nitel yöntem ile kurgulanmış olup, örneklem olasılığa dayalı olmayan biçimde araştırmacının kendi bilgi ve tecrübesine dayanarak belirlediği popülasyondan kasti olarak belirlenmiştir. Örneklem seçiminde kültürel özelliği bulunan unsurların güncel tasarımlardaki kullanım biçimlerinde görülen yeni durumlar ve sorunlar öncelikli kriterdir. Çalışmada; kültürel değerleri özgün görselleştirme, yorumlama, yenileme çerçevesinde gelişim gösteren bakış açılarını belirlemek ve sürdürülebilirlik anlayışı çerçevesinde özgün değeri olan tasarım ürünlerine karşı bilinç oluşturmak temel amaçlardır. Tasarım dünyasında özgün değer kavramı ayırt edici özelliğinin yanı sıra soyut derecelendirilmesi ile de tartışmaya açıktır. Seçici bir etkendir ve tercih edilme noktasında görünür özellikler taşır. Kolay ulaşılabilir olan kültürel ögeler etkili ve doğru kullanıldıkları taktirde orijinal fikirlerin temel kaynağı haline gelirler. “Kendi tarzını bulma”-“özgün değer yaratma” çabalarında bir ipucu niteliğinde olan kültür özellikler tasarım stillerinde zengin bir profilin oluşmasını yol açmıştır. Ancak özgünlük miti bu profil içerisinde her tasarım grubuna olumlu ivme ve avantaj sağlamamıştır. Gelenek ve yaratıcılık arasında sentezler kurulmaya başlanmış ve bu durum özgür ve özgün tasarımların şekillenmesini sağladığı gibi, sanatsal gelişim kaynaklarını ve onları oluşturan nedenlerin iyi araştırılıp sorgulaması gereğini de ortaya çıkartmıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Ekim 2022 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Aralık 2022 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1190378 |
| IZ | https://izlik.org/JA24CA53FF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2022 Cilt: 24 Sayı: ÖZEL SAYI |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla