Fiziki
sermayenin yanı sıra insan sermayesi, büyüme ve kalkınma sürecini etkileyen
önemli bir unsurdur. 1980’li yılların sonuna doğru neo-klasik iktisatçılar
tarafından ileri sürülen yakınsama teorisinin reddedilmesiyle içsel büyüme
kuramları doğru ortaya çıkmıştır. İçsel büyüme kuramları iktisadi büyümeye etki
eden faktörlerden biri olarak kabul edilen insan sermayesi değişkenini dikkate
almaktadır. Bu doğrultu da yapılan çalışmalarda insana yatırım düzeyini
etkileyen eğitim, sağlık, ar-ge harcamaları gibi faktörlere yapılan
yatırımların iktisadi büyümeyi etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada,
eğitim harcamalarında meydana gelen değişimin ülkelerin uluslararası alanda
katıldığı sınavlardan olan TIMMS ve PISA sınavı puanları ile arasındaki
ilişkinin belirlenmesi amacıyla sınava katılan ülkeler üzerinden analiz
yapılmıştır. Ülkelerin orta öğretime yaptığı eğitim yatırımları ve TIMMS sınavı
1995-2015 yıllarında matematik ve fen puanları alınmıştır. Ayrıca, PISA sınavı 2000-2015 yılları arasında okuma,
fen ve matematik sınavı puanları ele alınarak rassal etki panel veri modeli
yapısında genelleştirilmiş en küçük kareler yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen
bulgular doğrultusunda PISA ve TIMMS sınavında ülkelerin iktisadi büyümeleri
ile eğitim kalitesi arasındaki istatistiksel olarak anlamsız olduğu, ülke
bazında incelendiğinde ise bazı ülkelerin istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonuçları
elde edilmiştir.
In addition to physical capital, human capital is an important factor
affecting growth and development process. Towards the end of the 1980s, the
theory of internal growth emerged as a result of the rejection of the theory of
convergence proposed by neo-classical economists. The internal growth theories
take into account the human capital variable, which is considered to be one of
the factors affecting economic growth. In this study, it has been concluded that
investments in factors such as education, health and R & D expenditures
affecting the level of investment in human affect the economic growth. In this
study, an analysis was conducted on the countries participating in the exam in
order to determine the relationship between the TIMMS and PISA test scores,
which are the exams of the countries where the change in education expenditures
took place internationally. Maths and science scores were taken from the
educational investments of the countries for secondary education and for the
TIMMS exam in 1995-2015. In addition, PISA exam, 2000-2015 years, reading,
science and math exam scores were taken in the generalized least-squares method
of random effect panel data model was used. In the PISA and TIMMS examinations,
it was found that the countries were statistically insignificant between the
economic growth and the quality of education and the results were statistically
significant.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Eylül 2018 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Mart 2019 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.459548 |
| IZ | https://izlik.org/JA96FU22SE |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2019 Cilt: 21 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla