Abstract
The purpose of this study is to prove the importance of Positive Organizational Behaviour variables (hope, optimism, resiliency and self-efficacy) on employee attitudes and behaviours and business companies. Within the scope of the research model, “cynism” and “burnout” which can be considered as negative and counterproductive employee attitudes and “work engagement” which is also considered as one of the dimensions of positive organizational behaviour approach are taken as dependent variables. Results prove the positive and significant impact of positive organizational behaviour variables on engagement and negative significant impact on cynism and burnout. Besides these direct interactions, mediating role of organizational justice dimensions are also tested and mediation affect was proven for cynism and burnout. In the results and discussion part, managerial implications are discussed and future research models are suggested.
Keywords: Positive Organizational Behaviour Variables, Work Engagement, Burnout, Cynism, Perception of Organizational Justice.
Öz
Bu araştırmanın amacı, yazında 2000’li yıllardan sonra önemi giderek artan pozitif örgütsel davranış değişkenlerinin (ümit, iyimserlik, dayanıklılık ve öz-yeterlilik) işletmeler açısından önemini vurgulayarak, çalışan davranışları üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Araştırma modeli çerçevesinde, pozitif örgütsel davranış değişkenleri ile ilişkili olabilecek iki olumsuz çalışan davranışı (“sinizm” ve “tükenmişlik”) ve bunlara zıtlık teşkil eden ve kendisi de pozitif örgütsel davranış akımının bir parçası olarak kabul edilen“işe adanmışlık” kavramları bağımlı değişkenler olarak seçilmiştir. Araştırma bulguları, pozitif örgütsel davranış değişkenlerinin, işe adanmışlık üzerinde pozitif yönlü, anlamlı bir açıklayıcı güce sahip olduğunu ve tükenmişlik ve sinizm üzerinde ise negatif yönlü anlamlı bir açıklayıcı güce sahip olduğunu doğrulamaktadır. Araştırma modelinde bu doğrudan etkileşimlerin yanı sıra, örgütsel adalet değişkeninin aracılık etkisi de test edilmiş ve tükenmişlik ve sinizm değişkenleri için ara değişken etkisi kanıtlanmıştır. Sonuç ve tartışma kısmında bulguların yönetim uygulamalarına etkisi tartışılmakta ve geleceğe yönelik araştırma modeli önerileri getirilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Pozitif Örgütsel Davranış Değişkenleri, Çalışmaya Tutkunluk, Tükenmişlik, Sinizm, Örgütsel Adalet Algısı.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Şubat 2014 |
| Yayımlanma Tarihi | 22 Ocak 2015 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusbed.81606 |
| IZ | https://izlik.org/JA34CW27MM |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2014 Cilt: 16 Sayı: 3 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla