Although surveillance is not a new phenomenon for individuals, it has become widespread with social media. This study aims the reasons behind social media users’ surveillance motivations and its reflections in their everyday lives, and what surveillance means to them. When the studies on surveillance are examined, it is observed that the vast majority of studies concentrate on the theoretical aspect of the subject, and that field research remains in the background. It is also observed that field studies, which are very few compared to theoretical studies, do not focus on analyzing the surveillance motivations of social media users. In this respect, our study may contribute to the research area by offering a fresh perspective on social media users and their surveillance motivations. In accordance with the purpose of this study, a qualitative research design has conducted. The questions tried to be answered in the study has determined as follows: 1. Why do social media users make surveillance? 2. What does the act of surveillance mean for social media users? 3. What are the surveillance motivations of social media users? 4. How do they use Instagram as a surveillance tool? 6. What are the reflections of the act of surveillance in users' daily lives? In accordance with the research questions, the phenomenological pattern has preferred, which is one of the qualitative research designs. In the study in which the criterion sampling method has used in accordance with the research subject and purpose, the in-depth interview has conducted as a data collection technique. Descriptive analysis and content analysis has used in analyzing the data. The results of the research revealed that there are 9 themes related to the main problem topic. The surveillance motivations of social media users consist of emotional needs, the need for information, social anxiety, desire to control others, the need to interact with them, to be inspired by them, killing the leisure time, and negative actions.
Social Media Instagram Surveillance Surveillance Motivations
Bireylerin birbirlerini gözetlemesi yeni bir olgu olmamakla beraber sosyal medya ile yaygınlık kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı, sosyal medya kullanıcılarının gözetleme motivasyonlarının nedenlerine ve gözetlemenin onlar için ne anlam ifade ettiğine açıklık getirmek ek olarak da gündelik hayatlarına olan yansımasını ortaya koymaktadır. Gözetleme ile ilgili çalışmalar incelendiğinde, çalışmaların çoğunda gözetlemenin kuramsal boyutta tartışıldığı, saha araştırmalarının ise geri planda kaldığı ve az sayıdaki saha araştırmasında da sosyal medya kullanıcılarının gözetleme motivasyonlarının incelenmediği tespit edilmiştir. Bu sebeple mevcut çalışmanın sosyal medya kullanıcıları ve gözetleme motivasyonlarını ele alıyor olması bakımından farklılaşacağı ve gelecekte yapılacak araştırmalara katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Bu doğrultuda çalışma amacına uygun olarak nitel bir araştırma tasarımı yapılmıştır. Çalışmada yanıtlanmaya çalışılan sorular şu şekilde belirlenmiştir: 1.Sosyal medya kullanıcıları neden gözetleme davranışında bulunmaktadır? 2. Gözetleme davranışı sosyal medya kullanıcıları için ne anlam ifade etmektedir? 3. Sosyal medya kullanıcılarının gözetleme motivasyonları nelerdir? 4. Katılımcılar Instagram’a bir gözetleme aracı olarak nasıl yaklaşmaktadır? 5. Katılıcımlar Instagram'ı bir gözetleme aracı olarak nasıl kullanmaktadırlar? 6. Sosyal medyada gözetleme davranışının gündelik hayatlarına olan yansımaları nedir? Araştırma sorularına uygun olarak nitel araştırma desenlerinden olan olgubilim deseni tercih edilmiştir. Araştırma konusuna ve amacına uygun olarak ölçüt örnekleme yönteminin kullanıldığı çalışmada veri toplama tekniği olarak derinlemesine görüşme yapılmıştır. Veriler analiz edilirken betimsel analiz ve içerik analizi teknikleri kullanılmıştır. Analiz sonucunda, araştırmanın ana problem başlığına ilişkin 9 temaya ulaşılmıştır. Çalışmada, kullanıcıların sosyal medyadaki gözetleme motivasyonlarının; duygusal ihtiyaçlar, bilgi edinmek, sosyal kaygı, kontrol isteği, etkileşim sağlama aracı, merak, ilham almak, boş zaman aktivitesi olarak görmek ve olumsuz eylemler olduğu tespit edilmiştir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Mayıs 2020 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2021 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.734526 |
| IZ | https://izlik.org/JA99HJ26XE |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 23 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla