Diaspora Özellikleri Bağlamında İstanbul’da İranlılar (1870’lerden Cumhuriyet’in İlk Yıllarına)
Öz
İran coğrafyasından, ülkelerindeki baskıdan kurtulmak ve potansiyel fırsatlardan yararlanmak gibi gerekçelerle değişik dönemlerde kitlesel ya da bireysel göçler gerçekleşti. Bunun sonucunda beylik zamanından itibaren Osmanlı topraklarında yaşayan İranlı sayısı, “muhtemelen” diğer memleketlerden gelenlerden fazla oldu. On dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru ise, sayıları yirmi bine yaklaşan İranlılar, İstanbul’da etkin bir topluluk haline geldi. Hatta öyle ki çok sayıda İranlının içinde yaşadığı ve etrafında iş imkânı bulduğu Eminönü’ndeki Büyük Valide Han çevresi, bu dönemde adeta “Küçük İran” görünümündeydi. İranlıların büyük bir kısmı ticaretle uğraşmakta veya tüccarların yanında çalışmaktaydı. Ancak Cemaleddin Afganî’nin (Esadabadî) ve diğer birçok aydın ile sürgünün gelişiyle, İstanbul’da bir fikri hareketlilik ve nihayet muhalif bir yapılanma da ortaya çıktı. Daha önce şehirde kendilerine ait kurumlar açmış olan İranlılar, yüzyılın son çeyreğinden itibaren Farsça yayınlar çıkarttı. 1876 ile 1896 arasında yayımladıkları Ahter gazetesi, Kaçar yönetimine karşı yurt dışından önemli seslerden birine dönüştü. Bununla birlikte İranlıların İstanbul’da sergiledikleri dayanışma içindeki bu yaşam, günümüzde diaspora literatürünün önde gelen isimleri tarafından yapılan tanımlara ve sayılan özelliklere büyük oranda uygunluk gösterdi. Yani İranlılar, İstanbul’da sanki bir diaspora üyesi gibi yaşadı. Ayrıca İmparatorluğun idarecileri ve halkıyla da kaynaşarak, ticaretin artması, önyargıların kırılması ve karşılıklı kültür alış-verişinde etkili oldu.
Anahtar Kelimeler
İstanbul, İranlılar, Diaspora, Büyük Valide Han, Muhalefet
Iranians in Istanbul in the Context of Diaspora Characteristics (From the 1870s to the First Years of the Turkish Republic)
Öz
In order to escape from persecution and to take advantage of potential opportunities, some individuals or groups fled from Iran in different times of history. As a result of this, since the principality times, number of Iranians resident in the Ottoman territories became “probably” more than people from other lands, and they became an active community in Istanbul towards the end of the nineteenth century. In these years, surrounding area of the Büyük Valide Han in Eminönü, where many Iranians were living and working, seemed like “Little Iran”. Most of the Iranians in this neighborhood were engaged in trade or worked for traders. However, with the arrival of Jamaleddin Afghani (Esadabadi) and other intellectuals and exiles, an intellectual revival began and a dissedent Iranian population arised in the city. Right after that, Iranians also started to publish newspapers and magazines in Persian. Their newspaper Akhtar, published between 1876 and 1896, turned into one of the strongest voices from abroad against the Qajar administration. In the meantime, their life in solidarity was in conformity with the descriptions and features made and listed by the prominent names of diaspora literature. In other words, the Iranians lived like a diaspora member in Istanbul. Besides, by mixing with the administrators and subjects of the Empire, their existence contributed to the improvement of trade, mutual cultural exchange and breaking down prejudices.
Anahtar Kelimeler
Istanbul, Iranians, Diaspora, Buyuk Valide Han, Opposition