Bu araştırmanın temel amacı; ebeveynlerini çocukların dijital araç (tablet, akıllı telefon vb.) kullanımına sürecini yönetirken kullandıkları stratejileri, denetim yöntemlerini ve karşılaştıkları güvenlik risklerini belirlemektir. Araştırma, betimsel tarama modeli ile yürütülmüş olup araştırmanın çalışma grubunu 4-8 yaş arası çocukların ebeveynlerinden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmanın amacına uygun anket oluşturulmuş ve oluşturulan anket üzerinden veriler toplanmıştır. Bulgular, dijital ebeveynlik sorumluluğunun büyük oranda anneler üzerinde toplandığını ve çocukların cihazlara genellikle anne üzerinden eriştiğini göstermektedir. Ebeveynler, uygulama seçiminde "öğreticilik" kriterine önem verse de ekonomik nedenlerle reklam içeren ücretsiz uygulamaları tercih etmektedir. Bu durum, çocukların şiddet ve korku içerikli reklamlara maruz kalmasıyla sonuçlanarak ebeveynlerde yüksek güvenlik kaygısı yaratmaktadır. Dijital araçlar, özellikle hafta sonları bir "ödül" ve ebeveynlerin kendilerine zaman ayırmasını sağlayan bir "yardımcı bakıcı" olarak konumlandırılmaktadır. Ebeveynler çocuklarını "her zaman" takip ettiklerini beyan etseler de aktif eşlik etme oranının düşük olduğu ve denetimin daha çok pasif izleme şeklinde gerçekleştiği, kullanıma getirilen kısıtlamalar ise çocuklarda küsme ve ağlama gibi yoğun duygusal tepkilere yol açtığı görülmektedir.
dijital araçlar ebeveyn dijital stratejileri ebeveyn kaygıları
Araştırma sürecinde insani ve bilimsel etik kurallara uyulmuştur.
The primary objective of this study is to identify the strategies, monitoring methods, and security risks encountered by parents while managing their children's use of digital tools (tablets, smartphones, etc.). The research was conducted using a descriptive survey model, and the study group consisted of parents with children aged 4 to 8. Data were collected through a survey specifically designed for the purpose of the study. The findings indicate that digital parenting responsibilities are largely concentrated on mothers, and children typically access devices through them. Although parents prioritize "educational value" when selecting applications, they tend to prefer free, ad-supported apps due to economic reasons. This leads to children being exposed to advertisements containing violence and fear, resulting in high levels of security concern among parents. Digital tools are positioned as a "reward," particularly on weekends, and serve as a "digital babysitter" that allows parents to dedicate time to themselves. While parents claim to monitor their children "at all times," the results show that active mediation is low and supervision occurs mostly in the form of passive monitoring. Furthermore, it was observed that restrictions placed on usage trigger intense emotional reactions in children, such as sulking and crying.
Human and scientific ethical principles were followed throughout the research process.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Eğitim Üzerine Çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Şubat 2026 |
| Kabul Tarihi | 1 Nisan 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.57135/jier.1881086 |
| IZ | https://izlik.org/JA23TU57WT |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 10 Sayı: 23 |