Bu çalışma, moda iletişiminin günümüz tüketim toplumunda işlevsel giyinmenin ötesine geçerek kimlik, aidiyet ve kültürel temsil üretiminde oynadığı rolü, “marka mirası”, “otantiklik” ve “sessiz lüks” kavramları ekseninde ele almaktadır. Küreselleşme ve dijitalleşmenin hızlandırdığı tüketim döngüsü içinde anlam arayışının temel bir motivasyon haline geldiği savunulmakta; bu bağlamda köklü geçmişe ve güçlü anlatılara sahip markaların sembolik iletiler yoluyla farklılaştığı ileri sürülmektedir. Araştırmanın örneklemini oluşturan Barbour, Burberry ve Polo Ralph Lauren markaları, betimsel içerik analizi yöntemiyle marka mirası, hikâye anlatımı ve kültürel temsil başlıkları altında incelenmiştir. Bulgular, sessiz lüks kavramının tek bir yapı olmadığını, her markanın bu anlayışı farklı stratejilerle inşa ettiğini ortaya koymaktadır. Barbour; mirasını dayanıklılık, işlevsellik ve yaşanmışlık üzerinden kurarak lüks kavramını zamanla kazanılan bir aidiyet biçimi olarak sunmaktadır. Burberry ise tarihsel köklerini modern sanat ve sinematografik anlatılarla yeniden yorumlayarak mirasını yaşayan, performansa dayalı bir kimlik olarak konumlandırmaktadır. Polo Ralph Lauren örneğinde ise tarihsel gerçeklikten ziyade, Amerikan kültürü ve aristokratik yaşam tarzı kodlarıyla inşa edilmiş kurgusal bir miras ön plana çıkmaktadır. Sonuç olarak söz konusu çalışma, söz konusu markaların görünür logolar yerine kalite, zanaatkarlık ve kültürel mitler gibi “görünmez imzalar” aracılığıyla sessiz lüksü yeniden tanımladığını göstermektedir. Moda iletişiminin bu bağlamda yalnızca ticari değil, aynı zamanda toplumsal hafıza ve kimlik inşasında dönüştürücü bir rolü olduğu vurgulanmaktadır.
Moda İletişimi Marka İletişimi Miras Markalama Lüks Markalama Sessiz Lüks
This study examines the role that fashion communication plays in the production of identity, belonging, and cultural representation in today’s consumer society, beyond functional dressing, focusing on the concepts of “brand heritage,” “authenticity,” and “quiet luxury.” It argues that the search for meaning has become a fundamental motivation within the consumption cycle accelerated by globalization and digitalization; in this context, it is suggested that brands with a long-standing history and strong narratives differentiate themselves through symbolic messages. The brands Barbour, Burberry, and Polo Ralph Lauren, which form the sample of the research, were examined under the headings of brand heritage, storytelling, and cultural representation using descriptive content analysis. The findings reveal that the concept of quiet luxury is not a single structure, but that each brand constructs this understanding with different strategies. Barbour constructs its heritage through durability, functionality, and lived experience, presenting the concept of luxury as a form of belonging acquired over time. Burberry, on the other hand, reinterprets its historical roots through modern art and cinematic narratives, positioning its heritage as a living, performance-based identity. In the case of Polo Ralph Lauren, a fictional heritage built on codes of American culture and aristocratic lifestyle takes precedence over historical reality. Ultimately, this study demonstrates that the brands in question promote quiet luxury through “invisible signatures” such as quality, craftsmanship, and cultural myths rather than visible logos.
Fashion Communication Brand Communication Heritage Branding Luxury Branding Quiet luxury
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Pazarlama İletişimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 20 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 27 Mart 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA43TL95HS |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 27 |