This study aims to examine the artificial intelligence (AI) anxiety levels among communication faculty students, the future professionals of the media industry, within the context of the Technology Acceptance Model (TAM). Employing a quantitative research design, data were collected via a questionnaire, and the effects of demographic variables (gender, age, department, income level, AI usage time) on AI anxiety sub-dimensions (Learning, Job Replacement, Sociotechnical Blindness, AI Configuration) were analyzed using independent samples t-test, ANOVA, and Tukey tests. The findings reveal that the analyzed demographic variables create statistically significant differences (p< .05) in anxiety levels. According to the analysis results, female participants exhibited higher anxiety levels within the context of the gender variable; while it was determined that as students' age increases, employment anxiety is replaced by ontological and configurational AI anxiety. Among communication disciplines, Public Relations and Publicity students were found to be the most anxious group regarding professional substitution. Furthermore, contrary to traditional assumptions in the literature, the professional anxiety of participants in the lower-income group was significantly lower than those in higher-income groups. Paradoxically, heavy users of AI tools (5-7 hours daily) exhibited significantly higher levels of unemployment and learning anxiety compared to light users. These paradoxical findings indicate that as communication students' practical experience with generative AI deepens and they realize the transformation of their professions, their perception of technological threat rationally increases.
Technology Acceptance Model Artificial Intelligence Anxiety Technological Determinism Technophobia Communication Studies
Bu çalışmanın amacı, geleceğin medya profesyonelleri olan iletişim fakültesi öğrencilerinin yapay zekâ (YZ) kaygı düzeylerini Teknoloji Kabul Modeli (TKM) bağlamında incelemektir. Nicel araştırma tasarımının kullanıldığı çalışmada, veriler anket tekniği ile toplanmış; demografik değişkenlerin (cinsiyet, yaş, bölüm, gelir düzeyi, YZ kullanım süresi) YZ kaygı alt boyutları (Öğrenme, İş Değiştirme, Sosyoteknik Körlük, YZ Yapılandırması) üzerindeki etkisi bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Tukey testleri ile ölçülmüştür. Bulgular; analiz edilen demografik değişkenlerin kaygı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar (p< .05) olduğunu göstermektedir. Analiz sonuçlarına göre, cinsiyet değişkeni bağlamında kadın katılımcıların kaygı düzeyleri daha yüksek bulunurken; öğrencilerin yaşı ilerledikçe istihdam kaygısının yerini ontolojik ve biçimsel YZ kaygısına bıraktığı saptanmıştır. İletişim disiplinleri arasında özellikle Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencilerinin mesleki ikame konusunda fakülte genelindeki en kaygılı grup olduğu belirlenmiştir. Ayrıca literatürdeki geleneksel teknoloji kabullerinin aksine, alt gelir grubundaki katılımcıların mesleki kaygılarının üst gelir gruplarına kıyasla daha düşük olduğu ve YZ araçlarını günlük 5-7 saat gibi yoğun bir seviyede kullanan öğrencilerin, az kullananlara oranla işsizlik ve öğrenme kaygılarını anlamlı düzeyde daha yüksek hissettikleri tespit edilmiştir. Bu paradoksal bulgular, iletişim öğrencilerinin üretken YZ pratikleri derinleştikçe ve mesleklerinin dönüşümünü fark ettikçe, teknolojik tehdit algılarının da rasyonel bir temelde yükseldiğini ortaya koymaktadır.
Teknoloji Kabul Modeli Yapay Zekâ Kaygısı Teknolojik Determinizm Teknofobi İletişim Araştırmaları
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İletişim Çalışmaları, İletişim Teknolojisi ve Dijital Medya Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Mart 2026 |
| Kabul Tarihi | 14 Nisan 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.55055/mekcad.1913633 |
| IZ | https://izlik.org/JA24UA58LT |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 8 Sayı: 1 |