İlahiyat Eğitiminde Çoğulcu Motifler
Öz
Cemil Osmanoğlu’nun İlahiyat Eğitiminde Çoğulcu Motifler (2021) başlıklı çalışması, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e tevarüs eden mektep ve medrese ikilemi arasında şekillenen ilahiyat eğitiminin tarihsel ve güncel dinamiklerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Yazar, yüksek din öğretiminin geleneksel ile moderni uzlaştırma çabasında ortaya çıkan yapısal gerilimleri mercek altına alırken; bu durumun günümüzdeki yansımalarını karma desenli bir saha araştırmasıyla somutlaştırmaktadır. Türkiye genelindeki 15 devlet üniversitesinde okuyan 1146 İslami ilimler/ilahiyat fakültesi son sınıf öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen bu kapsamlı araştırma; eleştiri kültürü, İslam içi çeşitlilik ve dinler arası çoğulculuk olmak üzere üç boyutta yürütülmüştür. Çalışmanın ulaştığı temel bulgular; öğrencilerin hoşgörü gibi kavramları söylem düzeyinde sahiplendiklerini, ancak bu söylemsel kabulü farklılıklarla yüz yüze geldikleri somut durumlarda tutarlı bir tutum ve davranışa taşımakta kısıtlı kaldıklarını ortaya koymaktadır. Araştırma ile özellikle Temel İslam Bilimleri ile Felsefe ve Din Bilimleri disiplinleri arasındaki metodolojik ayrışmanın öğrencilerin sorgulama düzeylerinin üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte eser; hacimli bir veri setini metodolojik bir hassasiyetle tasnif etmesine karşın, çoğulculuk kavramının kuramsal sınırlarını muğlak bırakması ve pedagojik süreklilik ilkesini yükseköğretim ölçeği ile sınırlandırması yönüyle tenkide açık bir zemin sunmaktadır. Sonuç olarak çalışma, ilahiyat müfredatının "açık toplum" beklentileri ve çağdaş eğitim felsefesi doğrultusunda yeniden kurgulanması gerektiğini vurgulamaktadır. Sahip olduğu bu zengin veri setiyle kitap, din öğretimi politikalarını şekillendirmek isteyen araştırmacı ve karar alıcılar için bir ana müracaat kaynağı teşkil etmektedir.
Anahtar Kelimeler
: Din eğitimi, ilahiyat, çoğulculuk, eleştiri kültürü, karma desen
جميل عثمان أوغلو، الزخارف التعددية في تعليم الإلهيات، إسطنبول، منشورات دم، ٢٠٢١، ٢٣٧ صفحة، ردمك: ٩٧٨٦٠٥٤٠٣٦٩٨١
Öz
تهدف دراسة جميل عثمان أوغلو المعنونة بـ "النقوش التعددية في تعليم الإلهيات" (2021) إلى تحديد الديناميكيات التاريخية والراهنة لتعليم الإلهيات، الذي تشكل بين ميراث المدارس الموروث من الدولة العثمانية إلى الجمهورية وبين آلام التحديث. وبينما يسلط الكاتب الضوء على التوترات الهيكلية الناشئة عن محاولة التوفيق بين التقليدي والحديث في التعليم الديني العالي؛ فإنه يجسد انعكاسات هذا الوضع في يومنا هذا من خلال بحث ميداني ذي تصميم مختلط يمتزج فيه البيانات الكمية والنوعية. يستند هذا البحث الشامل، الذي يشارك فيه 1146 من طلاب السنة الأخيرة في 15 جامعة حكومية، إلى ثلاث مستويات أساسية هي: ثقافة النقد، والتنوع داخل الإسلام، والتعددية بين الأديان.تكشف النتائج الرئيسية للدراسة أن الطلاب يتبنون مفاهيم كالتسامح على المستوى الخطابي، غير أنهم يجدون صعوبة في ترجمة هذا القبول الخطابي إلى مواقف وسلوكيات متسقة حين يواجهون الاختلاف في مواقف حياتية ملموسة. كما يتبيّن بشكل خاص أن التمايز المنهجي بين تخصصات العلوم الإسلامية الأساسية وتخصصات الفلسفة والعلوم الدينية له تأثير حاسم على مستويات التساؤل لدى الطلاب. ومع ذلك، وبالرغم من تصنيف العمل ببراعة لمجموعة هائلة من البيانات؛ فإنه يفتح باباً للنقد من حيث ترك الحدود النظرية لمفهوم التعددية غامضة، وإهمال مبدأ الاستمرارية التربوية من خلال حصره في إطار التعليم العالي. وفي الختام، تؤكد الدراسة على ضرورة إعادة صياغة مناهج الإلهيات بما يتماشى مع تطلعات "المجتمع المفتوح" وفلسفة التعليم المعاصرة. ويعد الكتاب، بما يمتلكه من مجموعة بيانات غنية، بمثابة .مرجع استراتيجي للباحثين وصناع القرار الراغبين في تشكيل سياسات التعليم الديني
Anahtar Kelimeler
تعليم الإلهيات, التعددية, ثقافة النقد, المجتمع المفتوح, ، التصميم الم
Cemil Osmanoglu, Pluralist Motifs in Theology Education, Istanbul: Dem Publications, 2021, 237 Pages, ISBN: 9786054036981
Öz
Cemil Osmanoğlu's work titled Pluralist Motifs in Theology Education (2021) aims to identify the historical and contemporary dynamics of theological education shaped by the dichotomy between the mektep and medrese — a duality inherited from the Ottoman period into the Republican era. While the author examines the structural tensions arising from higher religious education's endeavour to reconcile tradition with modernity, he concretizes the present-day reflections of this situation through a mixed-method field study. This comprehensive research, conducted with the participation of 1,146 final-year students enrolled in Islamic Sciences and Theology faculties across 15 state universities throughout Turkey, was carried out along three dimensions: a culture of criticism, intra-Islamic diversity, and interreligious pluralism. The principal findings of the study reveal that students embrace concepts such as tolerance at a discursive level, yet remain limited in translating this discursive acceptance into consistent attitudes and behaviors when confronted with difference in concrete situations. The research further establishes that the methodological divergence between the disciplines of Basic Islamic Sciences and Philosophy and Religious Studies exerts a decisive influence on students' levels of critical inquiry. Nonetheless, the work presents a ground open to critique insofar as; despite classifying a voluminous data set with methodological precision, it leaves the theoretical boundaries of the concept of pluralism ambiguous and confines the principle of pedagogical continuity to the scale of higher education. Ultimately, the study emphasizes that the theology curriculum must be reconceived in alignment with the expectations of an "open society" and contemporary educational philosophy. By virtue of its rich data set, the book constitutes a primary reference for researchers and policymakers seeking to shape religious education policies.
Anahtar Kelimeler
Religious education, theology, pluralism, culture of criticism, mixed-method design