Bu makale Altın Orda İslamlaşma sürecine etki eden dört önemli bölgeye odaklanmaktadır. Bunlardan birincisi Eski Bulgar şehri, ikincisi Yesevi Tarikatı’nın yayıldığı Türkistan bölgesi, üçüncüsü Memlüklü Sahası ve dördüncüsü Türk tasavvüfu haraketinin yayıldığı Anadolu’dur. Çalışma 13. yüzyılın ortalarından itibaren Altın Orda Devleti'nde yaşanan İslamlaşma sürecinde Anadolu kökenli tasavvufi zümrelerin oynadığı kritik rolü incelemektedir. Özellikle Kalenderilik, Rifaîlik ve Kübreviyye tarikatlarının bu süreçteki etkinlikleri detaylı bir şekilde analiz edilmektedir. Makaleye göre, Anadolu'dan gelen tasavvufi zümreler, Altın Orda'da farklı dinî ve etnik topluluklar arasında yoğun bir tebliğ çalışması yürütmüşlerdir. Medrese gibi kurumlar kurarak yaygın bir eğitim ve siyası faaliyetleri gerçekleştirmişler ve böylece İslam dininin yayılmasına önemli katkılar sağlamışlardır. Bu tarikatlar, sadece dini bilgileri aktarmakla kalmamış, aynı zamanda toplumsal hayata da yön vererek İslam kültürünün yerleşmesine yardımcı olmuşlardır. Bununla birlikte siyasi olaylarla da yer almışlardır. İran İlhanlılarının yoğun tepkilerine rağmen Kalenderilik, Rifaîlik müritleri ve Kübrevî sufileri, Altın Orda'da yönetimin desteğini alarak faaliyetlerini daha da genişletmişlerdir. Hatta bazıları İslam'ı savunmak amacıyla savaşlara katılmışlardır. Bu durum, tasavvufun sadece manevi bir boyutunun olmadığını, aynı zamanda siyasi ve sosyal bir boyutunun da olduğunu göstermektedir.
This article focuses on four major regions that played a significant role in the Islamization process of
the Golden Horde. The first is city of Old Bulgar, the second is the Turkestan region where the Yassawiyya Order spread, the third is the Mamluk sphere, and fourth is Anatolia, where the Turkish Sufi movement developed and expanded. The study examines the critical role played by Anatolian-origin Sufi groups in the Islamization of the Golden Horde from the mid-13th century onward. In particular, the activities of the Qalandariyya, Rifā'iyya, and Kubrāwiyya orders are analyzed in detail. According to the research, Sufi groups arriving from Anatolia carried out intensive missionary activities among diverse religious and ethnic communities within the Golden Horde. By establishing institutions such as madrasahs, they engaged in widespread educational and political activities, thereby making a substantial contribution to the spread of Islam. These orders not only transmitted religious knowledge but also shaped social life, thereby facilitating the establishment of Islamic culture. Additionally, they actively involved in political affairs. Despite strong opposition from the Iranian Ilkhanids, the Qalandari, Rifā'ī, and Kubrāwī Sufis were able to expand their activities with the support of the Golden Horde authorities. Some of them even took part in military campaigns to defend Islam. This demonstrates that Sufism was not limited to a purely spiritual dimension but also possessed significant social and political aspects.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Orta Asya Tarihi, Karşılaştırmalı Dini Araştırmalar, İslam Mezhepleri, Tasavvuf |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 1 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 18 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 116 |
Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi'nde yayımlanan makaleler Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International lisansı ile lisanslanmıştır.