Kapak Resmi
ISSN: 2979-966X e-ISSN: 2979-9694
YAYIMCI: TARİH VAKFI

Toplumsal Tarih Akademi

Yayın Modeli: Süreli Yayın (Haziran - Aralık)

Amaç ve Kapsam

Tarih Vakfı tarafından yayımlanan Toplumsal Tarih Akademi: Osmanlı-Türkiye Çalışmaları dergisi, geç Orta Çağ’dan yirminci yüzyılın son çeyreğine uzanan bir tarih aralığında, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye tarihine odaklanır.

Dergi, Osmanlı ve Türkiye toplumlarını, imparatorluğun sınırlarının ulaştığı coğrafyayı ve bu coğrafyada ortaya çıkmış olan diğer devletleri ve siyasi yapıları Osmanlı ve Türkiye toplumları ile etkileşimleri bağlamında incelemektedir. Bu kapsamda sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel tarih gibi yerleşik alanların yanı sıra tarihyazımında gelişmekte olan yeni alanlar ve yaklaşımlardan yazıları bekler ve teşvik eder.

Toplumsal Tarih Akademi: Osmanlı-Türkiye Çalışmaları dergisi, kapsamı içine giren dönem ve konularda özgün ve daha önce yayımlanmamış araştırma makaleleri ile derginin odaklandığı alanlara ilişkin akademik kitapların değerlendirmelerini yayımlar. Dergi bunların yanı sıra sempozyum, seminer ve konferans değerlendirmeleri, söyleşi, vefeyat, alana katkı sunmayı amaçlayan kısa düşünce yazıları ve belge incelemelerine de açıktır. Tercih edilen yazı dili Türkçe olmakla birlikte Toplumsal Tarih Akademi: Osmanlı-Türkiye Çalışmaları dergisi İngilizce yazılara da yer verir.

Toplumsal Tarih Akademi: Osmanlı-Türkiye Çalışmaları dergisi Aralık ve Haziran aylarında olmak üzere yılda iki sayı çıkan hakemli bir tarih dergisidir; basılı ve çevrimiçi yayımlanır.

Toplumsal Tarih Akademi: Osmanlı-Türkiye Çalışmaları dergisine gönderilen makalelerde daha önce başka bir yerde yayımlanmamış, yayımlanma talebi ile gönderilmemiş veya yayımlanma sözü verilmemiş olma şartı aranır. Hangi yazıların değerlendirme sürecine alınacağına derginin yayın yönetimi ile yayın kurulu birlikte karar verir. Değerlendirmeye alınan makaleler çift-kör hakem sürecine tabii tutulur ve hakem raporlarına göre yayımlanmasına karar verilir.


Yayımlanma Ayları
Haziran Aralık

Toplumsal Tarih Akademi: Osmanlı-Türkiye Araştırmaları Dergisi'nin 8. Sayısı “Hayvan Tarihi” dosyasıyla yayınlandı. “Hayvan Tarihi” sayısının editörleri Cihangir Gündoğdu, Deniz Dölek-Sever ve İbrahim Can Usta'nın editoryal makalesinin bir kısmını aşağıda paylaşıyoruz. Yazının tam hali ilgili sayıda. 

Hayvan Tarihi: Geçmişi İnsanın Ötesinde Düşünmek ve Yazmak 

Ana akım tarih anlatıları çok uzun süre insanmerkezci bir perspektifle şekillendi ve geçmiş temelde insan ilişkilerinin hikâyesi olarak kurgulandı. Hayvanlar da bu çerçevede mülk, kaynak, sembol ya da insan faaliyetlerinin pasif tamamlayıcıları olarak değerlendirildi. Hayvan tarihi işte bu anlayışı sorgular. Hayvanların deneyimlerini, bedenlerini, davranışlarını, insanlarla karşılaşmalarını ve bu karşılaşmaların yarattığı karşılıklı dönüşümleri araştırma konusu hâline getirerek tarihin yalnızca insanlara ait bir alan olmadığını ileri sürer. 

Hayvan tarihi, insan olmayan hayvanların tarihsel varlıklarını merkeze alan, onların iktisadi, toplumsal, siyasal ve kültürel süreçlerdeki rollerini, insanlarla ve çevreyle kurdukları çok katmanlı ilişkileri inceleyen önemli bir tarihyazımı alanıdır. Bu yaklaşım hayvanları yalnızca toplumların arka planında yer alan unsurlar olarak değil, tarihsel süreçlere etki eden canlı varlıklar olarak ele alır. Böylece emek, savaş, ulaşım, beslenme, kentleşme, sağlık, hukuk, duygulanım ve gündelik yaşam gibi alanlarda hayvanların belirleyici varlığı görünür hâle gelir. 

Hayvan tarihi bu yönüyle diğer tarih yazım biçimlerinden hem epistemolojik hem de ontolojik olarak ayrılır. Epistemolojik açıdan geçmişe dair bilgi üretiminde yalnızca insan belgelerine ve insan bakış açısına dayanmanın sınırlarını gösterir. Arşiv belgeleri, görsel malzemeler, maddi kültür unsurları, veteriner kayıtları, seyahatnameler, edebî metinler ve bilimsel veriler gibi farklı kaynak türlerini birlikte kullanır. Ontolojik açıdan ise insanı tek ve mutlak tarihsel özne olarak kabul eden anlayışı tartışmaya açar. İnsan olmayan varlıkların da tepkileri, uyum stratejileri, direnişleri ve ilişkisel etkileriyle tarihsel süreçlerin parçası olduğunu ortaya koyar. 

Dolayısıyla hayvan tarihi yalnızca geçmişte hayvanların nasıl kullanıldığını anlatan bir alan değildir; aynı zamanda insanlarla diğer canlılar arasındaki güç ilişkilerini, karşılıklı bağımlılık biçimlerini ve birlikte yaşama rejimlerini inceleyen eleştirel bir tarihyazımı yaklaşımıdır. Bu nedenle çevre tarihi, emek tarihi, bilim tarihi, hukuk tarihi, kent tarihi, imparatorluk çalışmaları ve posthümanist düşünceyle yakın ilişki içindedir. Fransız tarihçi Éric Baratay’ın da belirttiği gibi tarihin insanmerkezci tanımı terk edilmeli ve tarih, tüm canlı varlıkları kapsayan bir bilgi alanı olarak yeniden düşünülmelidir. Hayvan tarihi bu çerçevede geçmişi insanın ötesinde yeniden düşünmeye ve yazmaya çağıran dönüştürücü bir araştırma alanı sunar.