Toplumsal Tarih Akademi Etik Beyanıdır
Toplumsal Tarih Akademi dergisi yayın etiği ilkelerine sahiptir. Bu ilkeler ulusal ve uluslararası çapta tanınırlık ve geçerlilik sahibi olan etik ilke beyanlarından kaynak alır. Ulusal etik ilke beyanı olarak YÖK Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi esas alınır. Uluslararası etik ilke beyanı olarak COPE (Committee on Publication Ethics – Yayın Etiği Komitesi) tarafından hazırlanan belgeler esas alınır.
Yayın Etiğine Aykırı Eylemler – YÖK ÜAK İlkeleri
İntihal, sahtecilik, çarpıtma, mükerrer yayım, dilimleme, haksız yazarlık başlıca yayın etiği ihlalleridir. Bunlara ek olarak araştırma desteklerini anmamak, tamamlanmamış eserlerdeki bilgileri yazarının izni olmadan kullanmak yayın etiğinin çiğnenmesi kapsamındadır. Bu ihlallere ilişkin ayrıntılar için Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi’nin dördüncü maddesi esas alınır. Bu madde yazarların uyması gereken ahlaki kuralları özlü biçimde ifade ederek ortaya koymaktadır. Dergimize değerli çalışmalarını gönderen yazarlardan Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi’nin dördüncü maddesine uygun hareket etmelerini beklemekteyiz. Yazarlar ilgili yönergeye aşağıdaki bağlantı üzerinden erişebilirler:
https://bit.ly/4h05Flg
Uluslararası Yayın Etiği – COPE İlkeleri
2011 senesinde Singapur’da toplanan Araştırma Dürüstlüğü Dünya Konferansı (World Conference on Research Integrity) adlı etkinlikte bir araya gelen bilim insanları hem yazarlar hem editörler için kimi etik ilkeler üzerinde ittifak etmiştir.
Yazarlar için üzerinde ittifak edilen etik ilkeler, bir önceki bölümde anılan YÖK ÜAK yönergesine paralel içerikte ancak daha ayrıntılıdır. Bu ilkeler sağlamlık-güvenilirlik, dürüstlük, denge, özgünlük, şeffaflık, yazarın ve katkı koyanların doğru bildirilmesi, hesap verebilirlik-sorumluluk, hakemlik sürecine ve yayın sözleşmesine uygun davranış, yayınla ilgili insanlar-canlılara ilişkin etik ilkeler şeklinde sıralanmaktadır. Yazarlar COPE tarafından ortaya konan yazarlık ilkelerine ilişkin ayrıntılara aşağıdaki bağlantıdan erişebilirler:
https://bit.ly/400bbON
Referans: Kleinert, S., & Wager, E. (2011). Responsible Research Publication: International Standards for Authors. A Position Statement developed at 2nd World Conference on Research Integrity, Singapore, July 22-24, 2010. Chapter 50 in: Mayer, T., & Steneck, N. (eds.) Promoting Research Integrity in a Global Environment. Imperial College Press / World Scientific Publishing, Singapore (pp. 309-16). (ISBN 978-981-4340-97-7)
COPE editör rolünü üstlenmiş olan bilim insanları için de etik ilkeler ilan etmiştir. Bunlar dergi içeriğinin sorumluluğunu taşımak, editoryal bağımsızlık ve dürüstlük, editoryal mahremiyet, yazarların eksiksiz bildirilmesini teşvik etmek, eleştirileri cevaplandırmak, adil hakemlik süreçlerini işletmek, editoryal karar alma süreçlerini doğru işletmek şeklinde sıralanır. Bu etik ilkelerin ayrıntılarına aşağıdaki bağlantıdan erişmek mümkündür:
https://bit.ly/4dDs7xH
Referans: Kleinert, S., & Wager, E. (2011). Responsible Research Publication: International Standards for Editors. A Position Statement developed at 2nd World Conference on Research Integrity, Singapore, July 22-24, 2010. Chapter 51 in: Mayer, T., & Steneck, N. (eds.) Promoting Research Integrity in a Global Environment. Imperial College Press / World Scientific Publishing, Singapore (pp. 317-28). (ISBN 978-981-4340-97-7)
Hakemlik Süreci
Toplumsal Tarih Akademi dergisi araştırma makalesi niteliğindeki yazıları editör değerlendirmesinden geçmeleri durumunda iki anonim hakeme gönderir. Anonim hakemler red, minör revizyon, majör revizyon, kabul kararlarından birini önerir. Editör iki hakem raporunu bir arada göz önünde bulundurarak red, minör revizyon, majör revizyon, kabul kararına varabilir. Bazı durumlarda editör üçüncü bir hakem davet edebilir. Toplumsal Tarih Akademi dergisi hakem raporlarını yayınlamaz.
COPE tarafından hakem rolündeki bilim insanları için de bazı ahlaki ilkeler ilan edilmiştir. Bu ilkeler, profesyonel sorumluluk, çıkar çatışmasını bildirmek, hakem raporunu zamanında hazırlayıp göndermek, hakem mahremiyetini korumak, yazarın etik ihlallerini bildirmek şeklinde sıralanabilir. Bu ilkelere ilişkin ayrıntılara aşağıdaki bağlantı üzerinden erişmek mümkündür:
https://bit.ly/3TZdHkr
Referans: COPE Council. COPE Ethical Guidelines for Peer Reviewers – English. https://doi.org/10.24318/cope.2019.1.9
Toplumsal Tarih Akademi: Osmanlı-Türkiye Araştırmaları Dergisi'nin 8. Sayısı “Hayvan Tarihi” dosyasıyla yayınlandı. “Hayvan Tarihi” sayısının editörleri Cihangir Gündoğdu, Deniz Dölek-Sever ve İbrahim Can Usta'nın editoryal makalesinin bir kısmını aşağıda paylaşıyoruz. Yazının tam hali ilgili sayıda.
Hayvan Tarihi: Geçmişi İnsanın Ötesinde Düşünmek ve Yazmak
Ana akım tarih anlatıları çok uzun süre insanmerkezci bir perspektifle şekillendi ve geçmiş temelde insan ilişkilerinin hikâyesi olarak kurgulandı. Hayvanlar da bu çerçevede mülk, kaynak, sembol ya da insan faaliyetlerinin pasif tamamlayıcıları olarak değerlendirildi. Hayvan tarihi işte bu anlayışı sorgular. Hayvanların deneyimlerini, bedenlerini, davranışlarını, insanlarla karşılaşmalarını ve bu karşılaşmaların yarattığı karşılıklı dönüşümleri araştırma konusu hâline getirerek tarihin yalnızca insanlara ait bir alan olmadığını ileri sürer.
Hayvan tarihi, insan olmayan hayvanların tarihsel varlıklarını merkeze alan, onların iktisadi, toplumsal, siyasal ve kültürel süreçlerdeki rollerini, insanlarla ve çevreyle kurdukları çok katmanlı ilişkileri inceleyen önemli bir tarihyazımı alanıdır. Bu yaklaşım hayvanları yalnızca toplumların arka planında yer alan unsurlar olarak değil, tarihsel süreçlere etki eden canlı varlıklar olarak ele alır. Böylece emek, savaş, ulaşım, beslenme, kentleşme, sağlık, hukuk, duygulanım ve gündelik yaşam gibi alanlarda hayvanların belirleyici varlığı görünür hâle gelir.
Hayvan tarihi bu yönüyle diğer tarih yazım biçimlerinden hem epistemolojik hem de ontolojik olarak ayrılır. Epistemolojik açıdan geçmişe dair bilgi üretiminde yalnızca insan belgelerine ve insan bakış açısına dayanmanın sınırlarını gösterir. Arşiv belgeleri, görsel malzemeler, maddi kültür unsurları, veteriner kayıtları, seyahatnameler, edebî metinler ve bilimsel veriler gibi farklı kaynak türlerini birlikte kullanır. Ontolojik açıdan ise insanı tek ve mutlak tarihsel özne olarak kabul eden anlayışı tartışmaya açar. İnsan olmayan varlıkların da tepkileri, uyum stratejileri, direnişleri ve ilişkisel etkileriyle tarihsel süreçlerin parçası olduğunu ortaya koyar.
Dolayısıyla hayvan tarihi yalnızca geçmişte hayvanların nasıl kullanıldığını anlatan bir alan değildir; aynı zamanda insanlarla diğer canlılar arasındaki güç ilişkilerini, karşılıklı bağımlılık biçimlerini ve birlikte yaşama rejimlerini inceleyen eleştirel bir tarihyazımı yaklaşımıdır. Bu nedenle çevre tarihi, emek tarihi, bilim tarihi, hukuk tarihi, kent tarihi, imparatorluk çalışmaları ve posthümanist düşünceyle yakın ilişki içindedir. Fransız tarihçi Éric Baratay’ın da belirttiği gibi tarihin insanmerkezci tanımı terk edilmeli ve tarih, tüm canlı varlıkları kapsayan bir bilgi alanı olarak yeniden düşünülmelidir. Hayvan tarihi bu çerçevede geçmişi insanın ötesinde yeniden düşünmeye ve yazmaya çağıran dönüştürücü bir araştırma alanı sunar.