Mantığın, doğru düşünmenin, kanıtlamanın, sonuç çıkarmanın, akıl yürütmenin olmadığı bir araştırma alanından, bir inceleme disiplininden bahsetmek mümkün değildir. Dolayısıyla bir inceleme alanı olarak tarih disiplini de mantık, doğru düşünme, akıl yürütme çerçevesinde ürünlerini ortaya koymaktadır. Tarih gibi sözel alanlarda, gündelik dilin kullanılabildiği disiplinlerde informel mantık, klasik ya da modern mantıktan daha iyi bir şekilde kullanılabilmektedir. Bu çalışma informel mantığı, informel mantığın tarih disiplininin doğasına uygunluğunu göstermeyi ve bu doğaya uygunluk çerçevesinde tarihi yorumların mantık hataları açısından nasıl ele alınabileceğini göstermeyi amaçlamıştır. Çalışmada tarih disiplininde informel mantık ve informel mantığın kapsamındaki mantık hataları ele alınmış, mevcut mantık hataları benzer içeriğe sahip olanlar, birbiriyle ilişkili olanlar, beraber görülenler şeklinde düşünülerek sadeleştirilmiş, 13 adet mantık hatası olarak yapılandırılmıştır. Böylelikle çalışmada tarihsel akıl yürütme doğrultusunda tarihsel akıl yürütme hatalarına ilişkin bir sınıflandırma sunulmuştur; “belirsizlik, art niyetli yaklaşım, abartma, aşırı basitleştirme, aşırı genelleştirme, hatalı benzetme, hatalı ölçüt kullanma, hatalı tümevarım, hatalı nedensellik, duygusallaşma, alakasızlık, hatalı gerekçelendirme, klişeleşmiş düşüncedir”. Sunulan bu 13 mantık hatası, çeşitli tarihi yorumlar ve açıklamalardan örneklerle tarihçiler ve tarih eğitimcilerine bu konuda açıklayıcı bilgi sunulmaya çalışılmıştır. Sonraki çalışmalarda mantık hatalarının tarihçiler ve tarih eğitimcilerinin kullanımıyla tarihsel düşünmeyi arttırmada işe yarayıp yaramadığına ilişkin belirlemelerin yapılması önerilmektedir.
It is not possible to talk about a research field, a study discipline in which there is no logic, correct thinking, argumentation, deduction, and reasoning. Therefore, as a field of study, the discipline of history puts out its products within the framework of logic, correct thinking, and reasoning. In social sciences fields such as history, informal logic may be used better than classical or modern logic in disciplines where everyday language may be used. This study aims to show informal logic, the compatibility of informal logic with the nature of the history discipline, and how historical interpretations can be handled in terms of fallacies by considering the compatibility with nature. In the study, the informal logic in history discipline and the fallacies within the scope of informal logic are discussed, and the existing fallacies are refined by considering those that have similar content, were interrelated, were seen together, and then they were grouped under 13 fallacies. Thus, in the study, a classification of historical reasoning fallacies is presented based on historical reasoning: “ambiguity, ad hominem, exaggeration, reductionism, over-generalization, false analogy, criteria-based fallacies, inductive fallacy, faulty causality, emotionalization, irrelevance, faulty justification, stereotypical thinking”. With these 13 kinds of fallacies, various historical commentaries, and description examples, the aim is to offer explanatory information on this subject to historians and history educators. In subsequent studies, it is suggested to identify whether fallacies work in increasing the level of historical thinking when used by historians and history educators.
informal logic logical fallacies historical reasoning history
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Bölüm | İnceleme Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Ekim 2021 |
| Kabul Tarihi | 24 Ekim 2021 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Ekim 2021 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 10 Sayı: 2 |
DUYURULAR:
Yeni Yayın Politikası:
TUHED 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren son yıllarda uluslararası akademik yayıncılıkta yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanılan Sürekli Yayın sistemini uygulamaya başlayacaktır.
Bu sistemde süreci tamamlanan ve yayın için kabul edilen makaleler sayı yayınlanma tarihini beklemeden yayınlanacaktır. Yayın tarihi olarak sayı yerine makalenin yayınlanma tarihi esas alınacaktır. Daha önce uyguladığımız Erken Görünüm yayın politikasından farklı olarak bu sistemde yayınlanan tüm makalelerde sayı, sayfa ve DOI bilgisine yer verilecektir.
Bu değişiklik mevcut makale inceleme ve kabul sürecini etkilemeyecektir.