Tarih, kimliklerimizin önemli bir parçasıdır. Özellikle kolektif kimlikler inşa ederken tarihe sık sık referanslar veririz. Bunu o kadar sık yaparız ki tarih, ulus gibi kolektif kimliklerimizin inşa alanı olmanın ötesinde onun yaratıldığı bir alana dönüşür. Modern dünyada tarih aracılığıyla ulusal kimlikler inşa etmenin en kestirme ve en çok başvurulan yollarından birisi, “biz” ve “öteki” karşıtlığından yararlanmaktır. Ötekine yüklenen (çoğunlukla olumsuz) anlamlar üzerinden hem “biz” kutsanır hem de sınırları belirginleştirilir. Bir başka deyişle “biz” adına öteki kurban edilir. Bütün bu süreç içerisinde tarih dersleri ise, inşa edilen biz ve öteki kimliklerinin meşrulaştırılması ve yaygınlaştırılmasına hizmet eder. Türkiye’de tarih derslerinin ve ders kitaplarının gelişimi incelendiğinde, bu durumun en belirgin örneklerinden bir olduğu anlaşılır.
| Yazarlar | |
|---|---|
| Gönderilme Tarihi | 22 Ekim 2016 |
| Yayımlanma Tarihi | 22 Ekim 2016 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2016 Cilt: 5 Sayı: 2 |
DUYURULAR:
Yeni Yayın Politikası:
TUHED 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren son yıllarda uluslararası akademik yayıncılıkta yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanılan Sürekli Yayın sistemini uygulamaya başlayacaktır.
Bu sistemde süreci tamamlanan ve yayın için kabul edilen makaleler sayı yayınlanma tarihini beklemeden yayınlanacaktır. Yayın tarihi olarak sayı yerine makalenin yayınlanma tarihi esas alınacaktır. Daha önce uyguladığımız Erken Görünüm yayın politikasından farklı olarak bu sistemde yayınlanan tüm makalelerde sayı, sayfa ve DOI bilgisine yer verilecektir.
Bu değişiklik mevcut makale inceleme ve kabul sürecini etkilemeyecektir.