Social media has a structure that is provided by words of social communication, images, and audio files. Historical images and thoughts often take place in the social media and reach many people. Today, the historical information in social media and visuals are attracting attention. It is a debate about whether these sharings are explored in a curious way or consciously, or defended directly or unconsciously.In this study it is aimed to determine social studies teachers’ views on social media shares related history. The research was conducted in accordance with the phenomenological pattern of qualitative research methods. The study group was identified in accordance with the easy accessibility sample. 20 social studies teachers working in the province of Sakarya formed the study group. The structured form developed by the researchers is the data collection tool of the research. The data were subjected to descriptive analysis. As a result of the research, it has been seen that the social studies teachers are following the social media shares related history and pay attention to the fact that these shares are visual-content and up-to-date. The research also reached the conclusion those social studies teachers did not find the shares about history in the social media trustworthy and needed to test the validity so that they did not affect their views about history too much. Finally, it was determined that the shares about history in social media are also on the agenda outside of social media. It has been seen that social studies teachers are not indifferent to missing or wrong information in social media and feel responsible for explaining the right information.
Sosyal medya, sosyal
iletişimin kelimeler, görseller, ses dosyaları yolu ile sağlandığı bir yapıya
sahiptir. Tarihle ilgili görseller ve düşünceler, sosyal medyada sıkça yer
almakta ve çok sayıda insana ulaşmaktadır. Günümüzde sosyal medyadaki tarihi
bilgiler, görseller oldukça dikkat çekmektedir. Bu paylaşımların merak
uyandırıp bilinçli bir şekilde araştırılarak mı, yoksa doğrudan inanılıp
bilinçsizce mi yapıldığı tartışma konusudur. Bu düşünceden hareketle
araştırmada sosyal medyadaki tarih ile ilgili paylaşımlara ilişkin Sosyal Bilgiler
öğretmenlerinin görüşlerini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma nitel
araştırma yöntemlerinden fenomonolojik desene uygun olarak yürütülmüştür.
Çalışma grubu kolay ulaşılabilirlik örneklemine uygun olarak belirlenmiş,
Sakarya ilinde görev yapan 20 Sosyal Bilgiler öğretmeni araştırmanın çalışma
grubunu oluşturmuştur. Araştırmacılar tarafından geliştirilen yapılandırılmış
form söz konusu araştırmanın veri toplama aracıdır. Veriler betimsel analize
tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin sosyal
medyada tarihle ilgili paylaşımları takip ettikleri, bu paylaşımların
görsellik-içerik ve güncel olması açısından dikkat çektiği görülmüştür.
Araştırmada ayrıca Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin sosyal medyada tarihle
ilgili paylaşımları güvenilir bulmadığı ve doğruluğunu test etme ihtiyacı
duyduğu bu sebepten tarihe bakışlarını çok fazla etkilemediği sonucuna
ulaşılmıştır. Son olarak söz konusu paylaşımların sosyal medya dışında da
gündem olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmenleri sosyal medyadaki
eksik ya da yanlış bilgilere kayıtsız kalmayıp kendilerini doğru bilgiyi
açıklama yönünde sorumlu hissettiklerini belirtmişlerdir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Haziran 2018 |
| Kabul Tarihi | 13 Eylül 2018 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Ekim 2018 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2018 Cilt: 7 Sayı: 2 |
DUYURULAR:
Yeni Yayın Politikası:
TUHED 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren son yıllarda uluslararası akademik yayıncılıkta yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanılan Sürekli Yayın sistemini uygulamaya başlayacaktır.
Bu sistemde süreci tamamlanan ve yayın için kabul edilen makaleler sayı yayınlanma tarihini beklemeden yayınlanacaktır. Yayın tarihi olarak sayı yerine makalenin yayınlanma tarihi esas alınacaktır. Daha önce uyguladığımız Erken Görünüm yayın politikasından farklı olarak bu sistemde yayınlanan tüm makalelerde sayı, sayfa ve DOI bilgisine yer verilecektir.
Bu değişiklik mevcut makale inceleme ve kabul sürecini etkilemeyecektir.