Edindiğim tarih kariyeri,
geçmiş 30 yıl boyunca dijitalleşme tarihindeki değişiklikleri anlatmaktadır.
Temel olarak bu serüven, 60’lı yıllarda birçok tarihçinin niceliksel sonuçlar
elde edebilmek için veri tabanlarını kullandığı ve adına Yeni Sosyal ve Siyasi
Tarih dediği proje ile başlamaktadır. Okuldan mezun olduğum gibi bilgi
teknolojisi (BT) ve dijital tarihle karşılaştım. Güneydeki kırsal bir halkı
ilgilendiren “Babaevimdeki Malikâneler:
Edgefield’daki Aile ve Halk (1985)” adlı çalışmamda, el yazılarını ve vergi
kayıtlarını analiz ederken geniş çaplı bir araştırma için bu bilgi
teknolojilerini kullanmıştım. Kişisel bilgisayarlar (PC) henüz yaygın
olmamasına rağmen, 70’lerde ve 80’li yılların başlarında tarihçiler,
öğrencilere tarihin nasıl yazıldığını öğretmek için bilgisayar ve sayım
teknolojisinin kullanıldığı dersler geliştiriyorlardı
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Çeviri |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 27 Temmuz 2018 |
| Kabul Tarihi | 20 Ekim 2018 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Ekim 2018 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2018 Cilt: 7 Sayı: 2 |
DUYURULAR:
Yeni Yayın Politikası:
TUHED 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren son yıllarda uluslararası akademik yayıncılıkta yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanılan Sürekli Yayın sistemini uygulamaya başlayacaktır.
Bu sistemde süreci tamamlanan ve yayın için kabul edilen makaleler sayı yayınlanma tarihini beklemeden yayınlanacaktır. Yayın tarihi olarak sayı yerine makalenin yayınlanma tarihi esas alınacaktır. Daha önce uyguladığımız Erken Görünüm yayın politikasından farklı olarak bu sistemde yayınlanan tüm makalelerde sayı, sayfa ve DOI bilgisine yer verilecektir.
Bu değişiklik mevcut makale inceleme ve kabul sürecini etkilemeyecektir.