Bu çalışma 1930’lardan günümüze Osmanlı tarihçilerinin tedavülünde olan ve Osmanlı tarihinin “altın madeni” olarak değerlendirilen şer‘i mahkeme kayıtları ya da şer‘iyye sicillerinin hangi metodolojik ve teorik çerçeveler dâhilinde kullandıklarının kritik bir değerlendirmesini yapmayı amaçlamaktadır. Gerek alanda itibar görmüş şer‘iyye sicilli temelli çalışmalar gerekse 1990’lı yıllardan itibaren bu çalışmalar üzerine kaleme alınan tarihyazınsal değerlendirmeler bize şer‘iyye sicillerinin şimdiye kadar belli başlı üç yaklaşımla ele alındığını gösterirler. 1) Yapısalcı yaklaşımda, sicillerde bulunan mebzul miktarda veriler, sosyal ve ekonomik yapıları değerlendirmek için yorumlanır. 1960’larda başlayıp 1990’ların ortalarına kadar devam eden bu aşamada, kadı sicilleri toplum ve ekonomideki uzun vadeli yapısal örüntüleri incelemek ve çeşitli bölgelerin, eyaletlerin ve şehirlerin bütüncül tarihini yazmak için kullanılmıştır. 2) 1990’ların ortalarından itibaren ise, sicil temelli tarih yazımında post yapısalcı okumalarda geliştirilen soruların ve yaklaşımların bazılarının dikkate alınıp eleştirel bir şekilde benimsenmesi yoluyla kademeli olarak “kültüre yöneliş” gerçekleşmiştir. 3) Yirmi birinci yüzyılın başlarına gelindiğinde, “kültüre yöneliş” hâlâ devam etmekle beraber bazı Osmanlı tarihçileri kadı sicillerini “sosyo- hukuki (socio-legal)” bir gözlükle okumaya başlamıştır. Kadı sicillerinin sosyo-hukuki perspektiften okunması kültürel yaklaşımlardan ve söylem analizinden büyük ölçüde beslenmekle beraber, sayısal analiz kullandığı için farklıdır. Bu çalışmada yukarıda bahsedilen yaklaşımlar daha ayrıntılı bir şekilde açıklanmakta, ayrıca alandaki bazı dönüm noktaları ve Osmanlı tarih yazımını nasıl şekillendirdikleri ele alınmaktadır.
Osmanlı mahkeme kayıtları şer‘iyye sicilleri tarihyazımı yapısalcılık postmodernizm
The main purpose of this study is to present a summary of new approaches developed by Ottoman historians concerning the Ottoman sharia court records (also known as sicils) since the 1990s. Both the well-received studies based on the sharia court records and the critical historiographical essays published on the limitations of these records demonstrate that the court records have been used up until now in the service of three main approaches. 1) The Structuralist Approach in which the vast amount of data the sicils contain is qualified in order to evaluate social and economic structures. In this phase, starting from the 1960s to the mid-1990s, the court records were primarily used to explore long-durée structural patterns in the society and economy and to write the holistic history of the various regions, provinces, and cities. 2) By the mid-1990s, however, the sicil-based historiography gradually took its “cultural turn” through considering and critically appropriating some of the questions and approaches developed within the poststructural readings. 3) By the turn of the twenty-first century, while the “cultural turn” is still in effect, some Ottoman historians started to read the court records “sociolegally.” The sociolegal readings of the court records are very much nurtured by cultural approaches and discursive analysis yet it has one marked difference: the use of quantitative analysis. In this work, these approaches are examined thoroughly by considering certain turning points and landmarks in the field and how they shaped contemporary Ottoman historiography.
Ottoman court records sharia records historiography structuralism postmodernism
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Mart 2021 |
| Kabul Tarihi | 21 Mayıs 2021 |
| Yayımlanma Tarihi | 22 Mayıs 2021 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 10 Sayı: 1 |
DUYURULAR:
Yeni Yayın Politikası:
TUHED 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren son yıllarda uluslararası akademik yayıncılıkta yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanılan Sürekli Yayın sistemini uygulamaya başlayacaktır.
Bu sistemde süreci tamamlanan ve yayın için kabul edilen makaleler sayı yayınlanma tarihini beklemeden yayınlanacaktır. Yayın tarihi olarak sayı yerine makalenin yayınlanma tarihi esas alınacaktır. Daha önce uyguladığımız Erken Görünüm yayın politikasından farklı olarak bu sistemde yayınlanan tüm makalelerde sayı, sayfa ve DOI bilgisine yer verilecektir.
Bu değişiklik mevcut makale inceleme ve kabul sürecini etkilemeyecektir.