İkinci Yeni şiirinin belirleyici isimlerinden biri olan Edip Cansever, tahkiyeye dayalı şiirlerinde, topluma ve kendine yabancılaşmış bireylerin hikâyelerini çok sesli bir anlatım biçimiyle işler. Şairin Çağrılmayan Yakup adlı kitabı “yabancılaşma” meselesini, dramatik yapıyı merkeze alarak işler. “Yabancılaşma” kavramının, kişinin toplumla uyuşamamasından doğan bir olgu olması, “ironi” kavramını da ortaya çıkarır. Zira ironi, bireyin varoluşsal çelişkileri fark etmesiyle ortaya çıkan bir “uyumsuzluk” biçimidir. Bu çalışma, Edip Cansever’in Çağrılmayan Yakup kitabında, dramatik kurgunun oluşmasını sağlayan ironik durumları serimlemeye çalışır. Kitapta yer alan Yakup, Cadı Ağacı’nın otobüs şoförü, Pesüs’ün anlatıcısı, Dökümcü Niko, Fener Bekçisi Salih, Oltacı Eyüp ve Hizmetçi Firdevs toplumla uyuşamayan, kendi varoluşlarını sorgulayan ve bu sorgulamayı yürütürken ironik durumları öne çıkaran kişiler olarak ele alınır. Bu karakterlerin yaşadığı “çağrılmama”, “durma”, “bekleme” ve “görülmeme” hâlleri, ironiyi doğuran varoluşsal çatışmaları simgeler. Anlatıcıların her biri, yaşamın çelişkileriyle yüzleşirken hem o çelişkinin içinde hem de dışında kalır. Bireyin tanımlanma arzusu ile dünyanın dayattığı kimlik arasındaki gerilimi merkeze alan Çağrılmayan Yakup, ironiyi, insan bilincinin varoluşsal döngüsünü ve yabancılaşmayı görünür kılan felsefi bir düzleme taşır.
Edip Cansever, one of the leading figures of the İkinci Yeni movement, explores in his narrative-based poems the stories of alienated individuals, who structure a multivocal mode of expression. His book Çağrılmayan Yakup (Yakup, the Uninvited) foregrounds the problem of “alienation” by placing a dramatic arc at its center. Since alienation arises from an individual’s inability to reconcile with society, it also brings forth the notion of “irony,” which, after all, appears as an “incoherence” when the individual perceives existential contradictions. This study aims to examine the ironic situations that shape the dramatic structure of Edip Cansever’s Çağrılmayan Yakup. The characters in the book—Yakup, the bus driver in The Witch Tree, the narrator of Pesüs, Foundryman Niko, Lighthouse Keeper Salih, Fisherman Eyüp, and Maid Firdevs—are portrayed as individuals who cannot integrate into society, question their own existence, and foreground ironic states throughout this inquiry. Their experiences of “not being called,” “passiveness,” “waiting,” and “invisibility” symbolize the existential conflicts that give rise to irony. Each narrator, while confronting the contradictions of life, remains neither fully inside nor outside them. As Çağrılmayan Yakup underscores the tension between the individual’s desire for self-identification and the identities imposed by society, it enhances irony to a philosophical level, revealing both the existential cycle of human consciousness and the condition of alienation.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 13 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.37999/udekad.1859951 |
| IZ | https://izlik.org/JA33BP47AC |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 1 |
* Hakemlerimizin uzmanlık alanlarını detaylı olarak girmesi süreçte hakem ataması açısından önem arz etmektedir.