Kur’an, bir benzeri meydana getirilemeyen mûcize bir kitaptır. O, şehadet âlemiyle gayb âlemi arasında bağ kurar. Söylediklerini delillendirir, şahitli konuşur. Çelişki, kısır döngü, hurafe ve kuruntudan uzaktır. Kur’an’ın doğru çevirisi, ilâhî mesajın sağlıklı bir şekilde iletilmesi açısından önemlidir. Günümüzde pek çok meâl ve tefsirde farklı çeviriler bulunmaktadır. Bu çevirilerden biri de Nisâ 166. âyetle ilgilidir. Bu âyet, Kur’an’ın Allah’tan olduğuna dair şahitliği konu edinmektedir. Meâller, bu şahitliğin delilli olup olmaması şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Bir grup mütercim, bu şahitliğin delilsiz gerçekleştiğini belirten bir çeviri yapmaktadır. Diğer bir grupsa bu şahitliğin Kur’an deliliyle gerçekleştiğini belirtmek-tedir. Delilsiz şahitlik çevirisi, totoloji iddiasına yol açmaktadır. Totoloji sorununun nasıl çözümleneceği, konunun önemli bir kesitidir. Delilli şahitlik çevirisi de şahitliğin hangi yollarla ispatlanacağını gerektirmektedir. Bu makale, bahsedilen iki soruyu cevaplamak üzere kaleme alınmaktadır. Çözüm yolu olarak Kur’an’ın siyâk sibâk ve genel bağlamından faydalanılmaktadır. Aynı zamanda akıl yürütme (istidlâl) yöntemi kullanılmaktadır. Böylece ilgili âyetin sağlıklı çevirisine ve yorumuna ulaşılmaya çalışılmaktadır.
The Qurʾān is a miraculous book, the like of which cannot be produced. The Qurʾān establishes a link between the visible (physical) world and the invisible (metaphysical) world. The Qurʾān proves what it says, it speaks with testimony and evidence. It is free from contradiction, vicious circle, superstition and delusion. The correct translation of the Qurʾān is important for the transmission of the divine message. There are different translations in many meaning of Qurʾān and tafsīr. One of these translations is about the 166th verse of Sūrat al-Nisāʾ. This verse deals with the testimony that the Qurʾān is from Allah. The meanings of Qurʾān are divided into two as whether this testimony is evidenced or not. A group of translators is making a translation stating that this testimony took place without evidence. Another group states that this testimony took place with the evidence of the Qurʾān. The translation of evidence-free testimony leads to the claim of tautology. How to solve the problem of tautology is an important part of the issue. In translations expressing that testimony must be evidenced, the forms of proof must be revealed. This article attempts to answer these two questions. As a solution, the siyāq-sibāq and general context of the Qurʾān is used. At the same time, the method of reasoning (istidlāl) is used. Thus, it is tried to reach the most appropriate translation and interpretation of the verse.
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Bölüm | Makaleler |
Yazarlar | |
Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2022 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2022 Cilt: 31 Sayı: 2 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY-NC 4.0) ile lisanslanmıştır.