14. yüzyılda İbn Haldun tarafından kaleme alınan Mukaddime, yalnızca kendi döneminde değil, sonraki yüzyıllarda da entelektüel çevrelerde büyük yankı uyandırmış; 19. yüzyılda Batı dillerine çevrilmesiyle birlikte sosyolojinin öncül metinlerinden biri olarak kabul edilmiştir. Bu çalışma, Mukaddime’yi beden sosyolojisi bağlamında ele almakta ve eserde bedene yönelik doğrudan ya da dolaylı şekilde yer verilen ifadeleri nitel doküman analizi yöntemiyle incelemektedir. Yapılan analizler sonucunda, dört ana tema belirlenmiştir: temel kavramlar, beden–çevre ilişkisi, bedenin toplumsal bir inşa olarak konumu ve beden–varlık ilişkisi. Elde edilen bulgular, İbn Haldun’un bedene yalnızca fiziksel bir yapı olarak değil; aynı zamanda toplumsal ve metafizik bir gerçeklik olarak yaklaştığını ortaya koymaktadır. Bedensel özelliklerin çevresel ve toplumsal etkenlerle şekillendiği; buna karşılık bedenin aynı zamanda ulvî âlemle ilişki kuran bir vasıta olarak düşünüldüğü tespit edilmiştir. Bu çok katmanlı yaklaşım, Mukaddime’deki beden anlayışının günümüz beden sosyolojisi tartışmalarıyla ilişkilendirilebileceğini göstermektedir. Obezite, tüketim kültürü, makineleşme ve bedenin araçsallaşması gibi güncel meseleler bağlamında İbn Haldun’un fikirlerinin çağdaş literatüre anlamlı katkılar sunabileceği değerlendirilmektedir.
Muqaddimah, authored by Ibn Khaldun in the 14th century, resonated widely not only in its own time but also in later intellectual circles. Following its translation into Western languages in the 19th century, it came to be recognized as one of the foundational texts of sociology by early social scientists. This study examines Muqaddimah through the lens of the sociology of the body, employing a qualitative document analysis of both explicit and implicit references to the body within the text. The analysis identifies four main thematic categories: foundational concepts, the body–environment relationship, the body as a socially constructed entity, and the relationship between body and being. Findings reveal that Ibn Khaldun conceptualizes the body not merely as a physical entity, but as one that also possesses social and metaphysical dimensions. While bodily characteristics are shaped by environmental and social factors, the body is simultaneously portrayed as a vehicle for engaging with the transcendental realm. This multi-layered approach suggests that Ibn Khaldun’s perspective on the body can be meaningfully connected to contemporary debates in the sociology of the body. Issues such as obesity, consumer culture, mechanization, and the instrumentalization of the body reflect themes that Muqaddimah addresses in a remarkably prescient manner, offering potential contributions to current theoretical frameworks.
sociology of the body Ibn Khaldun Muqaddimah umran asabiyyah
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Beden Sosyolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 14 Temmuz 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Eylül 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 25 Sayı: 3 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.