When, why and how did the chronology, which we see as an inseparable part of history, has been attached to the science of history? Which time theory is this chronology is based on and is this theory still valid? How can a discipline that is so introverted with the concepts of time and change, misunderstand both concepts? Converts natural time into an artificial and metric chronology, and change into a status quo? In this study, which searches for the answers to all these questions, Tanaka defends the thesis that there was history before the addition of chronology, therefore, contrary to the common belief, chronology and history can be separated and that such a distinction will strengthen history. In order to defend his thesis, the author tries to reveal the pre-modern understanding of time, the reasons behind the articulation of chronology to history, and the opportunities to create a historiography that has not been completely purified from chronology but with reduced chronology emphasis.
Tarihin ayrılamaz bir parçası olarak gördüğümüz kronoloji ne zaman, niçin ve nasıl tarih bilimine eklemlenmiştir? Bugün kullandığımız kronoloji hangi zaman teorisini esas alır ve bu teori hala geçerli midir? Zaman ve değişim kavramları ile bu derece içli dışlı olan bir disiplin nasıl olur da her iki kavramı da yanlış anlar? Doğal zamanı, yapay ve metrik bir kronolojiye, değişimi ise statükoya dönüştürür? Tüm bu soruların cevaplarını arayan bu çalışmada Tanaka kronolojinin eklenmesinden öncede de tarihin var olduğu, dolayısıyla sanılanın aksine kronoloji ile tarihin ayrılabileceği ve böyle bir ayrımın tarihi güçlendireceği tezini savunur. Yazar, tezini savunmak amacıyla bu kitapta modernite öncesi zaman anlayışını, kronolojinin tarihe eklemlenmesinin arkasında yatan nedenleri ve kronolojiden tamamen arındırılmış değil ama kronoloji vurgusu azaltılmış bir tarih yazımının yaratacağı fırsatları ortaya koymaya çalışır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Kitap İncelemesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 20 Nisan 2020 |
| Kabul Tarihi | 22 Mayıs 2020 |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Mayıs 2020 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2020 Cilt: 9 Sayı: 1 |
DUYURULAR:
Yeni Yayın Politikası:
TUHED 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren son yıllarda uluslararası akademik yayıncılıkta yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanılan Sürekli Yayın sistemini uygulamaya başlayacaktır.
Bu sistemde süreci tamamlanan ve yayın için kabul edilen makaleler sayı yayınlanma tarihini beklemeden yayınlanacaktır. Yayın tarihi olarak sayı yerine makalenin yayınlanma tarihi esas alınacaktır. Daha önce uyguladığımız Erken Görünüm yayın politikasından farklı olarak bu sistemde yayınlanan tüm makalelerde sayı, sayfa ve DOI bilgisine yer verilecektir.
Bu değişiklik mevcut makale inceleme ve kabul sürecini etkilemeyecektir.