Evaluation of Foot and Ankle Trauma Registering to Emergency Department
Abstract
In this study, we aimed to evaluate the demographic data and injured tissue of the patients who applied to the emergency department with foot and ankle injuries and to reveal the relationship between them. This study was conducted by retrospectively evaluating the data of the patients who applied to the emergency department of a tertiary hospital during the two months between 01.01.2019-28.02.2019. The fractured bones were grouped as tibia, fibula, talus, calcaneus, cuboid bone, navicular bone, cuneiform bone and 1st, 2nd, 3rd, 4th, 5th metatarsal bones, and proximal phalanx. Trauma mechanisms were grouped as falling from a height, falling from the same level, beating, sports injury, traffic accident and sprain. Of the 133 patients included in the study, 68 (51.1%) were female. The age ranged between 1 and 78 years, with a median of 28. The most common bone fracture was the fibula (42.9%). Patients with calcaneus fracture had a higher age than those without fractures (median: 44, inter quartile range (IQR): 42-58, versus median: 26, IQR: 13-41.5) and patients with fifth metatarsal bone had a higher age than those without fractures (median: 41, IQR: 22.5-63.5, versus median: 24.5, IQR: 13-41) but patients with first metatarsal bone had a lower age than those without fractures (median: 12, IQR: 6-14, versus median: 32, IQR: 14-44) (Mann-Whitney U test, for calcaneus, p=0.003, for first metatarsal bone, p<0.001 and for fifth metatarsal bone, p=0.005). Our study results emphasize the presence of different types of fractures among various age groups, highlighting that fibula fractures are the most prevalent foot and ankle injuries, primarily attributed to falls from the same level. To identify specific tissues affected in foot and ankle injuries and particularly define the epidemiology in our country, larger, multicenter studies are needed.
Keywords
Ankle
,
Foot
,
Injury
,
Trauma
Acil Servise Başvuran Ayak ve Ayak Bileği Travmalarının Değerlendirmesi
Öz
Biz bu çalışmada ayak ve ayak bileği yaralanması ile acil servise başvuran hastaların demografik verilerini ve yaralanan dokuyu değerlendirmeyi ve bunlar arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçladık. Çalışmamız 01.01.2019-28.02.2019 tarihleri arasındaki iki aylık sürede üçüncü basamak bir hastanenin acil servisine başvuran hastaların verilerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi ile yapılmıştır. Olgularda yaralanan kemik sayıları bir kemik kırığı ve birden fazla kemik kırığı olarak gruplandırıldı. Kırılan kemikler tibia, fibula, talus, kalkaneus, kuboideum, navikülare, kuneiform ve 1., 2., 3., 4., 5. metatars ve proksimal falanks olarak gruplandırıldı. Travma mekanizmaları yüksekten düşme, aynı seviyeden düşme, darp, spor yaralanması, trafik kazası ve burkulma olarak gruplandırıldı. Çalışmaya dâhil edilen 133 hastanın 68’i (%51.1) kadındı. Yaş 1 ve 78 arasında değişmekte olup ortancası 28 olarak saptandı. En sık kemik kırığı fibula (%42.9) idi. Kalkaneus kırığı olan hastaların yaşı kırığı olmayanlara göre daha yüksekti (ortanca: 44, çeyrekler arası aralık (ÇAA): 42-58, ortanca: 26, ÇAA: 13-41.5) ve beşinci metatars kemiğine sahip hastaların yaşı kırığı olmayanlara göre daha yüksekti (medyan: 41, ÇAA: 22,5-63,5, medyan: 24.5, ÇAA: 13-41) ancak birinci metatars kemiği olan hastaların yaşı kırığı olmayanlara göre daha düşüktü (medyan: 12, ÇAA: 6-14, medyan: 32, ÇAA: 14-44) (Mann-Whitney U testi, kalkaneus için, p= 0.003, birinci metatars kemiği için, p<0.001 ve beşinci metatars kemiği için, p=0.005). Çalışma sonuçlarımız, farklı yaş grupları arasında farklı kırık tiplerinin görüldüğünü vurgulayarak, fibula kırıklarının en yaygın ayak ve ayak bileği yaralanmaları olduğunu, bunun da aynı seviyeden düşmelerin başlıca nedeni olduğunu göstermektedir. Ayak ve ayak bileği yaralanmalarında etkilenen belirli dokuları belirlemek ve özellikle ülkemiz epidemiyolojisini tanımlamak için daha büyük, çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.
Anahtar Kelimeler
Ayak
,
Ayak bileği
,
Kırık
,
Yaralanma